Artık tatil bitmişti ve herkes gemiye dönmüştü.Palamar Çanakkale limanı'ndan açık denizlere doğru tekrar yelken açtı.Çok özlemişim arkadaşlarımı.Elif bilgisayar mühendisi gence'' ben Palamar'a aşığım, denizler benim herşeyim ''diyerek buluşma teklifini reddetmiş.
Elif'e rotamızı önce Gökçe ada'ya(İmroz) çevirmesini söyledim.Adada biraz mola verip ,her yerini gezelim .Öncelikle ben de Esma'm ile biraz daha zaman geçirerek, kafamı netleştirmeliydim.İlker kaptan dümene geçti.
Ben revire inip Esma'mın gitar çalmasını dinleyeyim istedim.Onu dinlemek çağlayandan ,şelaleden su akışını izlemek gibiydi sanki.Ruhum onun yanındayken o kadar mutluydu ki adeta saatler duruyordu onun yanındayken.Ben onu çok seviyordum ve ona artık sevgimi hissettirmeliydim;ma istiyordum ki sonsuza dek yanımda olmaya hazır olduğunda söyleyeyim.
Gitarın tellerine dokunan, o güzel parmaklarını izlemek, harika bir duyguydu.''Sen vaktinden çok sonra gelen,bir yağmur gibisin, çisil çisil gözlerimden,sen çıldırmış şairlerin, titreyen mısralarında,bahsettiği o perisin...Ne geceler, ne gündüzler gördüm,en vazgeçilmez yeminlerden döndüm,pencereler önünde çürürken, senden kalan çiçekler''...Esmacığım o billur gibi sesiyle reviri inletiyordu.Ben onun yanındayken ,kendimden geçiyordum.En sevdiğim şarkı olan ''Düşlerde sevdim seni, söyleyemedim,Sessiz öptüğüm nefesini söyleyemedim,Sana ben şiirler, sözler büyüttüm,
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta