Bak neler getirdin başıma...
Diyar diyar, köşe bucak senden kaçarım;
Hasret diye cellatlar düşürdün peşime.
Mezarım kazılır, sevdandır toprağı;
Mezar taşı dikilir, adı sensin...
Daha çok çekerim senin elinden;
Bir ölüm kadar, bir nefes kadar yakın bana sevdan.
Bir insan kaç defa ölebilir ki?
Ah çekerim hasretinin acısından,
Ölürüm defalarca...
Senin kokunu çekmek ister yüreğim,
Senin kokunla dolmak ister ciğerlerim.
Yoksulluk çeker bedenim, seni görmek ister gözlerim;
Adeta bütün varlığım benliğini kaybetmiş,
Bir sığınmacıyım artık bu bedende...
Yine özlemin yüreğime düştü,
Cellatlar düşürdün peşime "sevda" adlı.
Her defasında kurulur o idam sehpası,
Gözlerinden asılırım...
Koptu kıyamet, kuruldu mizan!
Aşkın olur cehennem azabı, ateşinle yanarım.
Her defasında yolumu çevirir özleminin cellatları;
Gece oldu mu yine kurulur darağacı.
Gidişin ip olur, boğazımı sarar;
Vefasızlığın olur ayağımın altındaki tabure,
Ve cellat olur senin o kahreden sessizliğin...
Tam öldüm, kurtuldum derken bu aşktan,
Son nefesimi verirken;
Bana bakan, gülen gözlerin belirir hayalimde.
Bir an güneş gibi doğar gözlerin üzerime, umut olur bana;
Az önce uğruna öldüğüm o gözler,
Şimdi de umut olur yeniden yaşamaya...
Yaşamak demişsem;
Sadece nefes almaktan ibaret.
Biliyorum, seni sevmek suçtu...
Cezası da; bir ömür boyu sevip,
Her gün, her defasında, tekrar ve tekrar
Hasretinden idam edilmek...
Kayıt Tarihi : 11.11.2025 22:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!