Ve....
Perde kapanır.
Birkaç kostümle ben,
Yüzümü boyadığım
Boyaların kapamadığı,
İnce çizgilerimden sıyrılıp bugün...
Kapıdan adımımı atıyorum...
Ayaklarım yere basmıyor.
Önümden akıp giden arabalar.
İçinde belki çeşit çeşit hüzün...
Bir şey var ışıldıyor aradan,
Bir ağacın altında.
bir kanlı geçitte vuruldum...
yığıldım kaldım aşkın üzerine...
geçiriyorsan tırnaklarını kalbime,
ve sızım sızım sızlatıyorsan,
bu kurşunuda sök al içimden hadi...
Çırpınır dört odacıklı kalbimde sözcükler.
Hangi odanın kapısını çalsam,
Kapalı perdeler.
Rutubetli ve toz içinde çerçevedeki resimler...
Bir ışık istiyorum süzülen pencereden,
Ve sadece bir fotoğraf karesi,
felçli bir aşk bu.
sol tarafından vurmuş.
sağımda biriken hüsranlar,
solumda huzuramı kavuşurmuş...
kimi sevsem sensiz artık.
kuytu köşelerde yitik bir sevda türküsü.
ıssız sokağıma dokunan sesin...
penceremin önünde durmuşum,gördün.
mor dağlar isyanda,şehir yıkılmış...
umrumda,ah umrumda...
sanki...
gün doğmuşda solumuşum,
yaşamışım,ölmüşüm...
fark ne ki...
bir sende kaybolmuşum.
geçmişsin sokağımdan...
çok mu ki? ...
Alabildiğine hüzün,
Uğurlanmış düşlerin ardından.
El sallıyorum usulca,
Kaybedilmişliğe öfkem...
Dinmeyen sızıma,
Tükenmeyen yanıma.
Bak!
Ağustos ayı...
Kışın tam ortası.
Soğuk bir yandan,
Rüzgar bir yandan.
Parmak uçlarımda bu sızı...
Bir boşluktan içeri girdim...
Yorgun başımı yasladım gözlerinin hüznüne.
Dalgalarında bakışlarının boğuluyorum şimdi,
Sen susuyorsun...
Sevdim.günahına razı oldum aşkımın.
Şimdi bir kandil gecesinde yüzlerce mum yakmış ben...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!