lekesiz bir şey göster bana,
umuda yelken açan rüzgarlar...
bir kışa yaslanmış baharlar müjdele.
hangi aşka tutunsam ordan salıyor hayat iplerini.
sınansın hüznümüz daha.
dahada büyüsün yalnızlığımız.
şairlerin gözyaşı döktükleri kayıp kıtadır hüzün.
elçisidir yalnızlığın şiir,
yanaşma olmuş kelimelere.
hürriyetin çığlığıdır,
soğuk zaferlerin haritada yeşil renkte gösterildiği
iklim örtüsü sürgün hani.
Beyaz gemiler taşıyorum çantamda...
kırgın...
ben böyle yaşıyorum,
herşeye biraz kendimden katarak...
her nefes alışım aşka çağrı benim...
öyle bir derya...
öyle işte...
binlerce gemi batırsam da,
uslanmam...
ne zaman dalga,
o gün sefer vaktidir bana! ..
düşlerimi yitirdim...
umudunu yitirmeyi bilir misin?
aheste adımlarımın altında ezilen yaprakların hışırtısına kulak ver.
çürüyen bedenimin üstüne bir deste gül bırakıp gidişin neden?
yalnızlığı serpiştiriyorum yine,
kürtaj masalarında bıraktığım gözyaşlarımın akışına.
köşe yazısında bir gazetenin,
dilinden dökülen yalnızlığı gibisin yazarın...
dili geçmiş zamanlardan bahsederken,
şevkat kokuyor cümle sonundaki nokta.
hangi nazım ölçüsü hangi kafiye kucaklar beni.
Kırgınım ömrümün sürgünlüğüne...
Geçen günlere,geleceğe.
Ne bir umut avucumda,
Ne bir neşe yaşlanan yüzümde...
Hergün biraz daha kanatarak hatıra yüklü belleğimi,
Sindirerek yaşıyorum...
Aşklar yitirdik...
Gidenler oldu...
İnce bir sızı kalır genizinde,
Andıkça yanan...
Ama...
Devam eder umut yola yaşamla sarmaş dolaş.
Sevgilim,
Gitme! ..
Yüzüme düşen gölgelerin
Karanlığında boğulurum...
Kağıtlara küskünlüğüm büyür.
Suskunluğum olur zaman.
pencerenin önünde titriyorsa yalnızlık,
tek başına kalmışlığının dilidir rengi...
kızıla dönük omuriliğinden sızan kor rengi bir
uğurlamadır aşkın sesi...
bir sigara yak günbatımına doğru.
müstehcen gizlerinde hayatın,
bir yıldız gibi kaymakta anlam yüklediğim ne varsa.
tek bir darbe yeter,
bu camdan kalplere...
bir dilek tut ne olur...
yozlaşmış bir aşkın koynunda uyandığımız sabahlara inat.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!