Dayalı döşeli bir mezarda
Olmayacak hayalleri kurarken
Çatırdadığını duydum tabutun
Sendin sanki gelen
Sertçe asılıyordun baltaya
Ölmemiştim henüz hissetmiştin
Yarım kalmış bir hikaye, ıssız gece gibisin
Nerden başlamalı seni anlatmaya
Okunmamış mektup,
Yıllarca saklanan bir sır gibisin.
Bunca şeyi barındırabildiğine göre,
Nadirsin.
Parlak nefis bir havada
Düştüm çamurun içine
Etrafta kimse yoktu
Çitle çevrili topraklar dışında.
Göğsüme,sağıma soluma batan taşlar
Leş gibi bir üst baş
At kendini sonsuz sevdanın kollarına
Gerçi, her sevda,güneşin gölgesi..
Bazen,çırpınışların anlamsız kalır,büyüklüğün kuytusunda
Düşünme,koyver kendini safça,denizin ortasına....
Beklediğin yağmurlar geç kalsın aldırma
Isınmayı bekleme sonra, gün ışıdığında
Buzdan kaleleri eriyor mutluluğun
Keder, az önce aradı evde miyim diye
Gözlerin,dudakların bi haber benden
Üşüyorum yokluğunun ayazında...
Gözlerim yağmurlu
Nefesim ayaz
Denizleri özledim..
Sonbaharın kurumuş yaprakları
Ta derinlerinde gizli denizleri...
Batık bir gemi yüreğim,
O denizlerde...
Ve sensin özlediğim
Ateş gibiydi ellerin
Ve bütün yağmur bulutları toplanmıştı başımıza
İlk şimşek gözlerinde çaktı birden
Titriyordum hiddetinden
Sana dokunamıyor, telaşlı
Aynı zamanda uzağındaydım biraz
Yılgın yağmurlar içinde titriyordu kalbim
Sana gitme demek istiyordum
Islak gözlerine saklıydı Aşk
Bense,çiçekleri dağılmış bir tohumdum
Ardından bakarken...
Bir merhaba da soluklandı ruhum
Yalnızlığın köşesinde
Çığlığınla uyandım
Senlik korkuların ekmeğini bölüştüm kuşlarla
Dudağımda nefesinin tortusu
Gözlerimde yorgunluğun şarkısı
El ele vermişim
Sürgün verir ellerin ellerime
Yarınıma doğar gözlerin bütün ışıltısıyla
Serin yalnızlığımı kuşatır sözlerin
Ve soluğun ateşe verir bedenimi,direnemem
Koyu gölgelerini süreriz aşkın heryerimize
Şavaşa gider gibi kuşanırız taşkınlığı bazen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!