Koca dünyanın gürültüsünde,
kalabalıkların ortasında bile çöker bir sessizlik.
Yollara düşersin…
Elinde bir bilet, omzunda bir çanta, içindeki boşlukla yürürsün.
Kimse bilmez, yüzündeki rüzgârın bile yalnızlığını okşadığını.
Uçaklar havalanır…
Otobüsler şehirleri yarar…
Sen gidersin, ama içindeki ağırlık hep yerinde durur.
Özgürlük derler ya…
O yalnızca güzel bir kelimenin parlatılmış hâlidir,
içi bomboş bir yankıdan ibaret.
Özgür olduğunu söylersin kendine,
oysa kimse görmez;
Sadece süslü bir yalnızlıktır özgürlük,
kendi gölgene bile tutunamadığın bir akşamüstü gibi.
Her adımda biraz daha dağılır insan,
biraz daha kırılır, biraz daha büyür.
Dünyanın devrini değil,
kendi yüreğinin savruluşunu dinler yolcu.
Ve belki en çok şunu fark edersin:
Kalabalık bir şehre varınca değil,
kimsenin seni beklemediğini anladığında büyür yalnızlık.
Ama yine de yazılır bu yol,
yeniden çıkar insan,
yeniden yorar aklını, yeniden toplar kırıklarını…
Çünkü yürümek de bir teselli biçimidir.
İnsana kendini anlatan en dürüst yoldur bazen.
Ve bütün bu kırgın, bu yorgun, bu gölgeli yolculuğun sonunda
bir imza bırakır şair içli bir heceye…
…düşen her adımın ardında
Kul Ortak’ın yalnızlığı vardır.
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 6.12.2025 12:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!