Ne dün adını andım,
Ne bugün sesini özledim.
Bir kafede görsem seni,
Yabancıymış gibi izlerim.
Cilve yapsan da artık nafile...
Kanmam o sahte gülüşlerine.
Sanma fikrimden cayacağımı,
Bir dâhâ asla girmem hayatına!
Üç durak: Mağaza, vitrin ve kozmetik...
Sâyende ay ortası nefesim kesik.
Her ay katlanıyor borç dağ gibi,
Bu muydu bana vadettiğin evlilik?
Süslü yalanların sanki mücevher,
Aşkımı paylaşmamışsın meğer.
Boş kalsın o soğuk yatağın,
Huzurum aşkına fazlasıyla değer.
Benden bu kadar, sana elveda!
Bu ağır vebali yüklenmem dâhâ.
Özgürlük, gerçek dost! Sana merhaba!
Bağlanmam artık bir başkasına.
Kayıt Tarihi : 6.3.2026 12:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Son yıllarda erkeklerle kadınlar arası ilişkiler ciddi ve yıpratıcı şekilde sorgulanmaya başladı. Bir ilahiyat profesörüne göre evlilik kadın icadıymış. Eski berberim birgün şöyle demişti:"İki kilo süt için bir inek beslenir mi?" Berberdeki ekonomik pragmatizme o yıllarda çok şaşırmıştım ama görüyorum ki bugünlerde bu düşünceye itibar eden çok. Yeni yayınlanan bir TV skecinde adam karısına sitem ediyor: "Evlilikte eşitlik, dolapta kapladığın yerle ölçülür. 5 kapılı dolabın 4.5'u sana ait. Bu mu eşitlik? " Bu skecin aynısı ya da benzer sahneler şu an binlerce evde, perde arkası dramı olarak yaşanıyordur sanıyorum. Gülüp geçiyoruz ama bu, aslında hepimizin büyük bir coşkuyla imzaladığı ortaklık sözleşmesinin tâ kendisi.🤝 Oturduğum yere yakın trafiğe kapalı alanda, ellerini arkasına bağlamış emekli beylere bakıyorum; sanki kaybettikleri o yarım kapaklık alanı geri almak için strateji geliştiriyor gibi bir ileri bir geri volta atıyorlar. Kadınlar ise... Onlar doymaz bir iştahla market, kozmetik ve giyim mağazalarını tavaf edip boşaltmakla meşguller. Ama sorsanız, hepsi birer diplomasi ustası.😄 İşte bu ustalık sebebiyle, bizim ceketler, pantolonlar ve ayakkabılar dolabın o küçücük köşesinde mülteci gibi birbirine sığınıyor. Benim yaşlarımdaki dul veya bekâr arkadaşlarım, bu "dolap işgalinden" korktukları için olsa gerek evliliğe tövbeli.🙏 Gençler ise daha yolun başında, kendi tişörtlerine yer bulamayacakları bir hayatın kaygısını taşıyorlar. Şimdi bana düşen; bizzat şahit olduğum aktüel gerçekliği, o dört buçuk kapaklı işgalin içinden yükselen güçlü itirazı şiirleştirmek. Bakalım kalemim, o yarım kapaklık boşluğa sığabilecek mi?




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!