ÖZETLE...
.,
Sokak lambasının ışığı altına iki gölge geldi…
Önce sarılıp-öpüştüler…
Sonra ne olduysa itişip-kakışmaya başladılar…
Daha sonra da yumruklaşmaya….
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Şeytan otlamakta olan ineğin biraz uzağına bağlı olan buzağının ipini gevşetir.CIA-nın yaptığı gibi.Buzağı annesini emmeye başlar. Sonrasında gelin buzağıyı bir yumrukta bayıltır.İnek geline bir tekme,bayıltır.Durumu gören koca,ineği tüfekle öldürür.En son olaya karışan baba,bu duruma dayanamaz ve oğlunu tüfekle öldürür.Yanlarına giden baba işi anlar,ama vakit artık çok geçtir.Şeytan,'şimdi ben ne yaptım ki' der.CIA'da aynı şeyi söylüyor.Ben size ne yaptım ki!!.Ne yapmadın ki?Üstelik kaçıncı senaryoyu oynattın geri kalmış bütün ülkelere.Düşlerimiz,denizlerin durulmasından taraf.Kutlarım Cevat Bey.Nicelerine.
hep kavgalar insanların birbirini yemesi ilk önce hep azınlık kavgaları ile başlar gönülden kutlarım kaleminize yüreğinize sağlık Mesut Özbek
Düzeltme. ....!!!!
Yıl 1972 mayıs ayının ilk haftasıydı sanırım, bizim yörenin yerfıstığı ekme dönemi. Aslında benim okulda olmam gerekti, ortaokul birinci sınıf öğrencisiyim. Philips marka pilli bir radyomuz var dünya ile iletisimimizin tek cihazı. Neredeyse 10x10 ebadında bir pil yatağı ve tamıtamına 6 adet büyük pil ile çalışan. 8İşte bu radyonun açık olduğu zamanlar, ana haber bültenleri, arkası yarın ve radyo tiyatrosu saatleriydi. Bazen de Yurttan sesler korosunun müzik saatleri.
İşte o sabah 7:30 haber bülteninde babam donup kalmış ve elindeki çay bardağı bir türlü dudaklarına ulaşmamıştı. Üniversite öğrencisi üç gencin hazin sonununu taşımışlardı ilk ana haber bültenine. Aslında yabancı değildik o sözcüğe, her ne zaman zikredilse karanlık gelirmiş ardı sıra.
Ama bizler istersek aydınlanamayacak bir karanlık yoktur, olmamalı ÖZETLE.
Şiirin her cümlesinde o günlere yani çocukluğuma, okulumuzdaki anlam veremediğim karmaşa ve kargaşaya gittim geldim....Hayır olsun diyelim -dileyelim tekrar ve ÖZETLE...
Yıl 1972 mayıs ayının ilk haftasıydı sanırım, bizim yörenin yerfıstığı ekme dönemi. Aslında benim okulda olmam gerekti, ortaokul birinci sınıf öğrencisiyim. Philips marka pilli bir radyomuz var dünya ile iletisimimizin tek cihazı. Neredeyse 10x10 ebadında bir pi yatağı ve tamıtamına 6 adet büyük pil ile çalışan.
İşte bu radyonun açık olduğu zamanlar, ana haber bültenleri, arkası yarın ve radyo tiyatrosu saatleriydi. Bazen de Yurttan sesler korosunun müzik saatleri.
İşte o sabah 7:30 haber bülteninde babam dönüp kalmış ve elindeki çay bardağı bir türlü dudaklarına ulaşmamıştır. Üniversite öğrencisi üç gencin hazin sonununu taşımışlardı ilk ana haber bültenine. Aslında yabancı değildik o sözcüğe, her ne zaman zikredilse karanlık gelirmiş ardı sıra.
Ama bizler istersek aydınlanamayacak bir karanlık yoktur, olmamalı ÖZETLE.
Şiirin her cümlesinde o günlere yani çocukluğuma, okulumuzdaki anlam veremediğim karmaşaya gittim geldim....Hayır olsun diyelim -dileyelim tekrar ÖZETLE...
evirip çevirip aynı fragmanı gösteriyorlar.. Biz de aynı surat ifadesiyle izliyoruz ne yazık ki..
Filmin başı da belli sonu da...
içimizde hep bir çığlık...
değişmesi dileğimle ..
bu anlamlı çok güzel şiirinizi gönülden kutlarım..
Daim sevgi saygıyla..
Vurdulu- kırdılı filmler gişe hasılatı yapıyor dünyada. oysa iki kişi bir araya gelseler, sevgiden bahsetseler, çiçekler ekip dikseler, evler arasında aileler birbirine yardımcı olsalar, çocuklar mutlu oyunlar oynasalar, hep güzele, hep iyiye gitmek adına beraberlikler yaşansa. böyle bir filmi kim seyreder değil mi? kan, acı, gözyaşı varken öyle ya... Mutlu, umutlu günler dileğimle...
Anlamlı şiirlerin usta kalemini yürekten kutluyorum, yine harika bir çalışmaya imzanızı atmışsınız hocam, selamlar.
Hayatta olduğumuz sürec boyunca ne çoçuk çığlıkları susar nede sirenler susar bendilerimki artık çoçuklarımız gelişim cağında iyi bir yaşam huzurlu genclerden olsunlar sevgiler üstadım
Maalesef yaşadığımız gerçekler bunlar..o siren sesleri ve çocukların çığlıkları hep kulağımızda..Duyarlı yüreğinizi kutluyorum,saygı ile.
Kavga edenler sokak lambasının ışığı altına sığmamaya başladılar…
Önce sokaklara taştılar…
Sonra caddelere., meydanlara ve bütün şehre., bütün şehirlere.,
Daha sonra ülkelerine ve giderek yeryüzüne…
Ben., olan-biteni tül perdemin arkasından izledim…
Önce biraz tereddüt ettim…
Sonra dayanamayıp sokağa çıktım…
Ve çıkar çıkmaz da bir yumruk yedim gözümün üstüne…
Anında bir yumrukta ben savurdum…
Daha sonrasını hatırlamıyorum-------------------------Cevat hocam dünya vaziyeti değişmemiş insan ve insanlık değişmiş , eğer bu hızla gidilir ise sonuç barış ve kardeşlik adına korkunç olacak belkide şiirin finalindekinden daha korkunç , gelecek nesillere ve daha çok bu acıyı çocuklar yaşayacak herhalde , çok nefis bir konu çok nefis bir şiir okudum kutluyorum saygılar sunuyorum.
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta