bulutlar kaynarken göz terasımdan
yoruldum bu gönül boş telaşından
giderim yolların en tenhasından
ardımda dil bilmez ezgiler kalır
şu ölüm dediğin her dem ümükte
göğü yıkıp giderken varabildin mi menzile
bülbül figan ederken dalda ölen son güle
dağların gözüne bir bulut çökmüş
yağmurlar ağlaşır, ses vermez ezgimize.
peşine üç beş puşt kopuk takmış
her sevgiliye bir facebook açmış
haremlik selamlık şiirler atmış
nasıl methedeyim ozan ben seni
aşk-ı hünerleri ateşten tama
her sevgiliye bir facebook sayfası açmış
haremlik selamlık şiirler atmış
peşine üç beş öküzü takmış
nasıl methedeyim güzel ben seni.
aşk-ı hünerleri ateşten tama
Pencereden biri sayfama bakmış
Bir de yetmez gibi kafaya takmış
Muallim kardeşim bir de not yazmış
Nasıl methedeyim hocam ben seni
Dedim sayın hocam notunu aldım
sen, oralarda yarı aç, yarı tok,
içindeki üşüyen uzun-sarı saçlı küçük kızı ısıtmaya çalışırken,
ben, faili meçhullerde inşirah eşliğinde,
sabır taşın çatlamasın diye omuz veriyorum.
her gece ;
Falan fişmekeni boşver.
Akşam cebine bir kaç şiir koy gel,
Yürek yakar korunda çay demler içeriz.
bir yanım ilkbahar, bir yanım hazan
ben aşkın narında, tütenim zaman
hazin uçan kuşlar, gurbetin hozan
fecirler sessiz, yüreğim eder sökün.
yarsam şu sinemi döksem önüne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!