Dargın kalma boşuna
Gider düşman hoşuna
Düşme şeytan peşine
Bas telefon tuşuna
Kanma talih kuşuna
Siyah Ahmet Hatice Süphana vardığı zaman
Süphan dağı kar toz ile duman
Çakalları geziyor kurtları çok yaman
Hatice ağlama mevlam verecek derman
Siyah Ahmet karaçalıya düştüğü zaman
Fırat suyu değilsin akma çağlama
Benim için gözyaşı dökme ağlama
Yüreğimi yakma dağlama
Bir yokum ben ümit bağlama
Sevenler ölmez ölsem ağlama
Ardahanda bu diyarda
Bu soğukta böyle karda
Beni terk edip gideceksin
Ne beklenir böyle yardan
Ardahanın kışı kar çok yazı bahar
Unutma vatanı atma atanı
Sakın olmayın virüs kurbanı
Ariyorsan virüs dermanı
Atasözüdür bol iç ayranı
Virüs zalim götürür beyi sultanı
Sende urfalı mısın
Şirinsin muş balısın
Fırat suyunu içmiş
Çiçeklerin balısın
Sende urfalı mısın
Seversen urfalı olsun
Gözlerine yaş dolmasın
Başından saç yolmasın
Gönlünce hayatı yaşayasın
Seversen urfalı olsun
Dünya büyük her taraf yol,
Uyuklama uyanık ol.
Sanma ahirete çıkar her yol,
Eğri yolda çok karakol!
Şehitlerin gül bahçesi bol.
Seninle tanıştık tatlı bir dilden
Seni bilirdim günahsız kuldan
Farkın yok idi dikensiz gülden
Yanılmışım artık uzak dur benden
Tatlı dilinle aldattın beni
Orta asya yurdumuzun özü
Ortada kalır hazar denizi
Körolsun nazarın gözü
Vakitsiz doğdu seher yıldızı
Faklar tuzaklar haddini aştı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!