Sayburç derdi artiyor bile
Neşe huzur yok yüzü güle
Sahiplenecek yok getirsin dile
Tarihe yazılmaz dert ile çile
Bülbüller aşıktır çiçeğe aşıktır güle
Bahar geldi yeşerdi Sayburç gülleri
Dalında kaldı açmiyor püskülleri
Çiceği burnunda yaprak açmadı gülleri
Bir zalim derdi var birde kederi
Püskülleri açarsa Sayburç gülleri
Sayburçtan geçer kervan yolu
Aşka düşer Allah kulu
Sayburçta sevenlerin
Fena düşer yarı deli
Sana dedim Sayburç gülü
Sayburç gülleri sarı
Görmedim sevdim yari
Bilmem nasıl vuruldum
Beterinde beteri
Sayburç gülü kayadan
Sayburç köyün derdi
Görmeye değer aşıklar yurdu
Avcı görür görmez gönlünden vurdu
Aşka düşenlerin dağılır yurdu
Bitmez tükenmez sayburcun derdi
Ne Sayburç belli ne kurulalı
Seni sevdim seveli gönlüm yaralı
Göğsüme vura vura aşmış kuralı
Sinemi delmişim gönlüm yaralı
Ne Saybuç belli ne kurulalı
Gel hele ağlama sayburçlu kızı
Zaten derdim çok ağlatma bizi
Alnına çizilmiş kalemin izi
Körolsun şeytanın o diğer gözü
Gelinlik giymiş sayburçlu kızı
Bize çevrilen bu dolaba
Başımıza örülen çoraba
Osmanlı da büyük kasaba
Bin dokuz yüzlerde haraba
Sana vurgunum sayburç yine merhaba
Sayburçta düşsen aşka
Rengi başka çeşidi başka
Seversin başka sevmezsin başka
Düşmanım sayburçta düşmesin aşka
Sayburçta düştüm aşka
Kar olup yağsam İnce ince
Kıyamam güzele kıyamam gence
Sinemi parçalar sayburç denince
Ağlasın sayburç'ta o beli ince
Dert çok anlatamam ben ince ince
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!