Dün gibi hatırlıyorum o günü.
Kollarımdaydın, avuç içlerin yanaklarımda,
Bana bakıyordun öylece,
Sessizce, çaresizce, masumca...
Tarif etmek zor avuç içlerinin hissini,
Öncekilerin kopyası, alışıldık bir akşam daha.
Hiçbir fark yok sandım,
Ben varmışım.
Yine her zamanki gibi bir akşam.
Sarı, loş bir ışık nüfuz ediyor her yere,
Yine bir şeyler karalıyorum anlamsızca.
Kağıtlara döküyorum içimdekileri, sebebini bilmeden.
Kendi sesimi mi duymak istiyorum, yoksa biri beni anlasın mı istiyorum, bilmiyorum.
Belki sadece kelimelerin ardına sığınıyorum.
Beni benden iyi tanıyan, içimdekilere ayna olan dizelerde arıyorum çareyi.
Göründüğü gibi değildir bazı şeyler;
Bazı kokular sadece bir koku değil,
Artık giyemediğin kıyafetlerine sinmiş sarılmalardır.
Bazı sesler sadece bir ses değil,
Hafızanın derinliklerinde kalmış, tanıdık bir tınıdır.
Farketmemiştim;
Sen benden giderken, beni de kendinle götürdüğünü.
Bir insan evinden ayrılırken, eşyalarını da götürdüğü gibi,
Sen de giderken sendeki beni götürdün.
Gülüşümü, bakışımı, hislerimi...
Seninle beraber olmanın sevinciyle yaşadığım günlerimi götürdün.
Hatalar yaparız bazen.
Bazen kasıtlı, bazen de bilmeden.
İnsanoğlu değil mi; kırar, üzer birbirini.
Bazen bağırarak, bazen susarak,
Bazen yalanlar söyleyerek, bazen açık konuşarak,
Bazen giderek, bazen de gelerek.
İnsan her şeye alışıyor.
Yokluğa mesela:
Bir sesin eksikliğine,
Bir gülüşün silüetine,
Üstü toz tutmuş resimlere.
Ve en acısını, unutmak sanıyor, takılı kaldığı geçmişin içinde.
•Asacağımdan korkuyorum kendimi.
••••Tam baharında yaşamın,
••••••••Bir lavanta dalında
••••••••••••Boynu bükük sallanacağım.
••••••••••••••••
••••••••••••••••••••Kaldırım taşları seyrederken beni;
"Yabancıların verdiği şekeri alma." Öğütleriyle büyütülmüş bir çocuk gibiydim karşında.
Şekeri alıp yemek için bir o kadar hevesli, bir o kadar da korkak bir çocuk gibi.
Yabancıydın.
Nereden geldin, neden geldin, seni hiç tanımazken, nasıl böylesine muazzam bir merak, böylesine muazzam bir tutku düşürdün içime? Kimsin sen? Anlamıyorum. Bilmiyorum.
Kasım aşk ayıdır derler.
Yine bir sonbaharda, hayatın sonunda,
Bazı zaman yaşamak ağır gelir insana,
Bir hüzün çöker evvelden gelen.
Zaman yavaşlar,
Aklın saati şaşar ama
İs tutmuş duvarda kayıp gider yelkovan.
Gün yerini geceye bırakır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!