Bir ulu denizden ayrıldım geldim
Bir su damlasıyım bir sel ucunda
Bir ulu dergâhta pirimi buldum
Bir ulu şehirde bir yolucunda
Bir yar sevdim vermediler
Gitti yârim elin oldu
Bana layık görmediler
Gitti o yar elin oldu
Bir kötüye gelin oldu
Sen gideli bu yüreğim yaralı
Hasret yüreğimi yaktı gelsene
Kanlı felek can evimden vuralı
Üstüme kasavet çöktü gelsene
Daha ben ne idim belim büküldü
Tuşsuz telefonlar, kolsuz kapılar
Gör helede emi kurban gör hele.
Kapısı yok, merdivensiz yapılar
Dur hele de emi kurban dur hele..
Bu dünyada nefretle kin
Benim dünyam değil ki yar
Eller etsin dernek düğün
Gönlüme gam değil ki yar
Ölüm gelir bu gün yarın
Ne yaman sıladan açtık arayı
Kimse ahvalimi bilmez gurbette
Bütün saatlere döksek sırayı
Saat geçmez zaman dolmaz gurbette
Bu zalim gurbetin iptidasında
Kayboldu eski sevdalar
Aslı ağlar Kerem ağlar
Zülfünü kesti Leylalar
Zülüf ağlar perçem ağlar
Kötü sözün yarası ok
Gönül ile düştük yola
Bilemem ki nice olur
Bazı iner enginlere
Bazı dağdan yüce olur
Bazı olur dosta mail
Gönül keşfeyle insanı nice eser insandadır
Kâinatın esasıdır lâl-u cevher insandadır
Dört iklimin hükmü vardır aşikâr dünya gibi
Çar anasır Ateş hava su ürüzgâr insandadır
Âşıkların yarasına
Çare dağlar çare dağlar
Senin de kaderin aynı
Kara dağlar kara dağlar
Dağlar senin yaran derin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!