Doğduğunda yanakları hareketli... Ege'de büyüdü. "Okul" denilen ıslah evine gitti; lakin ıslah olmadı. Ergenlik çağında, haz-nesne ilişkisine yaslanan bayağı yazma histerisini ancak amatörlüğe vardırabildi.
Hala bereketli şiir evreni karşısında aciz ve hala amatör, hala çaresiz...
Kara neşe, kara yorgan, kara mezar
yazacağım şiirin konusu
affedersin;
ama
işte bu üç orospu
Sence
düşsek şu yataktan ikimiz
yuvarlanarak
kilim çekilse
kapı açılsa ardına kadar
merdivenden sokağa çıksak…
Işığın sesini kıstı önce.
Mavide karanlıktı artık
(ev) .
karanlıkta açılan kapıdan
dışarı fırladı yalnızlık
Kulağına karanfil iliştirilmiş
beyaz gömleği kabloyla boynuna dolalı.
…gıcırdadı.
(Burnunun üstüne düştüğü zeminde)
sallanan motifiyle şimdi
Hiç susmadım sandım.
Düşlerimde
sakin kırağımsı, kendi ettiği
şu ıssızlığın uzağında gezindiği
haldir şimdi yokluğu.
Düşenlere sözümüzdür!
Seni gömmeyeceğiz
ölenlerin gömütüne
su sesinden ata bininceye kadar
faşizmi silahımız yeninceye kadar
Penceresi minik ev
penceren içeri ahşap kokusu
flüt sesi, deniz tuzu, kelliğim.
Ben senin içinde
görünmez bir cüceyim.
Kapının eşiğinde dargın kadın…
…bir ev yahut
ağlayan bir bebek…
yorgan gibi buruşmuş okyanus gibi
köpüren iki dalga arasında
her bir kıvrım gibi
(anlatması biraz zor)
Sevgi yoksa eğer
usulcacık kurur bulut
yalnızlığın ıslığıyla
insana damlar ölüm
dilimin ucunda çeviririm durmadan.
On Beşinci Lirik
Parmaklarım arasında parmakların
havada
çığlık, soluk, zevk…
Acılarımıza yaklaştık.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!