Ey gül mevsiminde doğan çocuk!
Kanayan çiçekler mi getirdin parmak uçlarında?
Dokunduğun her şey renk değiştirdi.
Özgürlük dalgalanıyor, alev almış saçlarında.
Ey suskun, gözleri bağlı uyuyan çocuk!
Bu asrın yorgunluğu mu çöktü göz bebeklerine?
Çıplak ayaklarını öpen çakıl taşları şahit…
Tuvaller çıkacak karşına tesadüfî yollarda.
Ey yumruklarını sıkıp acıyı bir yudumda içmiş çocuk!
Uyan bak! Bir nesil yok oluyor,
Çürümekle, paslanmak arasında
Adaletin kalbi mühürlü,
Terazisinin kolları kırık
Hiçliği hiçlikle tartan zalimler hep haklı
Uyan, kement vurulmamış asi küheylan uyan!
Aşıp insanlığı, doğur kendini çatlarcasına.
Ey karınca misali ömrünü yük edinen çocuk!
Aslî olan sevmekse her zerreyi
Kaybolmuşlar rıhtımında, gelmeler bekleme
Tanıdık yüzlerin gelip geçtiği kaldırımlar ıssız
Ulu orta muhabbet yasaklandı artık caddelerde
Sen ki, uzun cümlelerden ürkmüş çocuk!
Usul usul dök kâğıda lisânını
Noktalara küsüp de sakın geç kalma ünlemlere
Yazanı belli olsa da yazgısı belli değildir, sözcüklerin
Unutma!
Her söylenen söz diz çöktürür zulmü son söz ise kırar kalemini.
Zeynebp Özge
Kayıt Tarihi : 28.11.2025 16:02:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!