Sair, 1958 de Ordu'nun Korgan ilçesine bagli Çitlice Köyünde dünyaya geldi. Ilkokulu köyde, ortaokulu Korgan Merkez ve Ordu H.S.T.Ortaokulunda bitirdi. 1978 de Samsun I.H.Lisesinden, 1984 de A.Ü.Ilâhiyat Fakültesinden mezun oldu. 1978 de basladigi imam-hatiplik görevini fakülte döneminde de devam ettirdi,
1986 da Ordu'nun Kumru ilçesinde basladigi müftülük vazifesini Giresun'un Sebinkarahisar, Kastamonu'nun Seydiler Konya'nin Yunak ve Kirsehir’in Kaman Ilçelerinde
devam ettirdi. Bolu’ nun Kibriscik ilçesinde 2006 yilinin Mart ayinda atandigi müftülük vazifesine halen devam etmektedir.
Siiri, Islâm'in anlatilmasinda en iyi teblig metotlarindan kabul eden sairimiz, evli ve üç çocuk babasidir.
Çiksam daglara, feryat eylesem
Sasirmis ayyas, avâre derler
Insem ovaya, ögüt söylesem
Delirmis sofu, divâne derler
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!