Bin dokuz yüz on dokuz, arşı bir fecir sardı
Uyandırdı milleti, düşman oldu izmihlâl!
Ufukta yüzen gemi, gelip limana durdu
‘’Özgürlük Meşalesi, yakılsın’’ dedi ‘’derhal’’!
Samsun da ki bu sesi, tüm Anadolu duyar
Kıskanıp da kimseyi yapmadım asla yarış
Hak edene hakkını verdim de mutlu oldum
Zarafet göstererek sağladım önce barış
Gönüller de murada erdim de mutlu oldum
Halime şükür çektim her beş vakit arası
K/ÖMÜR
Yüzümüze güleni insan sanıp yol sorduk!
Dertli bülbül dururken saksağana gül sorduk!
Leyla’lara inanıp Mecnun’a da çöl sorduk
Yerden yere vurdular düşürdüler d/illere
Bahtı kara olana uğrar durur kör talih
Kaderi kırka bölsek, cacık olur gardaşım
Yaşam devam ederken şükretmeli her Salih
Kalp gözünün kapısı açık olur gardaşım
Hayatlar roman olmuş herkes bir filim çeker
Yalan denen dünyada herkes oynar körebe
Bu oyunlar sonunda millet ihanete gebe
****
Unutma! gün gelirde kalem tutmaz bu eller
İhaneti yazmazsan yurttan eder bu eller
****
Bu Vatana yapılan sorulsun teker teker
Yiğit var deli dolu, namerdi ona katlar
Gözü pektir anlı ak, söz de söz öz de candır
İt var ısırmaz havlar, ya kudurur ya çatlar
Attığın taş peşinde koşup gittiği andır!
Yiğit var yalın kılıç, vurdun mu yarar dağı
Aşk deryasına yelken açmadan yol alınmaz!
****
Yelkenim aşka fora okyanusta yüzerken
Ufukta ki rıhtımı gözlerimle süzerken
Kahkaha Çiçeğimdi..
Nisan yağmuru gibi gün aşırı ağlarken
Damlarken gözyaşları aniden salıverdi
Taş basıp da bağrına karaları bağlarken
Dokundu yüreğime izleri kalıverdi.
Doğru yolda yürü kaldır başını
Korku sal yalana göğsün gererek
Helal kazanç ile kaynat aşını
Sevindir garibi sofra sererek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!