Acı veriyor bana, yolunu gözlemek,
Sabır taşını çatlatır, böyle beklemek,
Ne kadarda zormuş, seni özlemek,
Gözlerimde tütüyorsun, nerdesin? ..
İçim titrer, bir resmine baktığımda,
Her sevdada olur, gençlik hatası,
Sefa olur yaşanır, gönlün cefası,
Sana aşık kalbim, bir cam parçası,
Ne zaman istersen, kırabilirsin...
Senden başkasını, inan görmedim,
Ferhat Şirin uğruna, dağlar delmişti,
Mecnun Leylası için, çölde gezmişti,
Kerem Aslı aşkını, dünya bilmişti,
Nerede o sevdalar, nerede aşklar? ..
Avcılar avda şimdi, gözler tuzakta,
Rakip bulamazdık, yüce sevgimize,
Neden acılar çöktü, bu yüreğimize,
Hani otururda, bakışırdık biz bize,
O gülen gözlerin, nerede şimdi? ..
Öyle bir muhabbetti, koyu mu koyu,
Eskiden tazeydim ben, yeşil yeşildim,
Kar yağdı bu başıma, buza kesildim,
Toza döndü benliğim, dağa serpildim,
Neredesin ceylanım, neredesin sen? ..
Hiç bitmedi dertlerin, arkası ardı,
Gülmeyi unuttum, yaş akar gözlerimden,
Tuttuğum her dal, kırılıp düşer ellerimden,
İsyan ediyorum, şikayetçiyim kaderimden,
Senin sayende adım, hüzünlerin prensi…
Çileler akşam sabah, benim ile dost oldu,
Gözüm seni görmese, zaman duruyor,
Bu güzel gül bile, bak sensiz soluyor,
Gönlüm alev aldı, cayır cayır yanıyor,
Leylâ mısın sen, Şirin misin Aslı mı? ..
Yaşamdaki amacım, bir tek gayemsin,
Şiirlerde aşk olsun, karamsar yazma,
Bırak dünya yıkılsın, keyfini bozma,
Teninde gül kokusu, burnunda hızma,
Dertleri mazide koy, koş gel bu gece...
Ferhat’a inat deyip, dağlar delerek,
Seven masum gönüller, derdin içinde,
Sağlam kalan tek dalı, yoktur elinde,
Hep acılar okunur, yorgun yüzünde,
Özlemin pençesinde, kıvranır durur...
Aşk başını almış ta, dağlarda gezer,
Mutlu insanlara, bakıp durmuşum,
Oturup boşuna, hayâl kurmuşum,
Sonunda baltayı, dize vurmuşum,
Saf derlerdi bana, meğer doğruymuş…
Dürüstsündür sanıp, aldandım sana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!