Merhametin kalbe koyduğu,
Ruhların buz yandığı resimde,
Dünyanın pervanesi bir kasveti üflerken,
Kelebekler raksederken ülkemde,
Ne sen önemlisin ne de ben.
Bırakalım kadere suratları o çizsin.
Bir giz,bir perde,bir koku,
Lütuf mu eziyet mi!
Önünde bir gülistan,
Ardında bir baraka,
Sevdim,sevdim,sevdim,
Bir buseyle kayboldu...
Sabahlar ve akşamlar ardı sıra yürürken,
Beyazlar,mavilere öpücük kondururken,
Turuncu,gözlerin elâsında devrim yaparken,
Yeşil suya doymuşken,sarı güneşten firar etmişken,
San Remo'da..
San Remo'da nisan bittiğinde,
Sensizliğin kaosu yüzyıllardır sürmekte,
Damarlarda dolaşan sanhedrin şeytanları,
Ruhları deviren,ağ ören,büyüleyen tiyatroları,
Zamanı hızlandıran boş beleş moda putları,
Maddeye,paraya hükmetti lânetli çocukları.
...
Ve en sonunda,
Düşünmek ,stres,
Farklılık, delilik,
İtaat,menfaat,
İnançlar, laf salatası,
Çamur nerden bilsin kıvamındaki seni,
Güneş seni benden alır,
Bulut geri verir.
Yağmur cama yaslanır,
Buğusunda sen yazar.
Kapının arkasında seni konuşuyorlar,
Para,makam,politika değil sadece seni.
Karanfili sevdiğini,denizi bildiğini,
Savaştan korktuğunu,sır duyunca infilak ettiğini söylüyorlar.
Nefesin değeri anı yaşamaksa,
Ben o anda mahkûmum.
Gördüğüm şey benimse,
Gözlerim senin olsun.
Hakkım mıdır seni bende tutmak?
Hayalleri rüyalarına girmediğinden,
Pencerenin kenarında bir sigara yakmış,
Ne tuhaf,her pencereden duman yükseliyor,
Meğer hiç kimse uyumamış, uyuyamamış.
Ne yatak sert, ne yastık uyumsuz,
Yorgun cam kenarından baktığımız,
Yorulmuş nehir,yorulmuş mevsim,
Gözlerin temasından yorulmuş güzel bir kadın,
Açlıktan yorulmuş Somalili bir genç,
Fotoğraftan yorulmuş hatıra defterleri,
İdeallerinden yorulmuş genç delikanlı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!