Üzerimde asi bir yorgunluk var
Şerefli mağrur gururlu
Köşeyi dönünce orada sokaklar dar
Rengi siyah rengi gri rengi flu
Bar
İpotek koymuş hayallerime
Gönlümün borçlandığı yerler
Senet kağıt kürek ne gerek
Bulutlara atılmış imza
Alacaklılar ellerinde cetvel
İşte gidiyorsun sırtında ceketin
Yürek burkuk gözler kan ne elim
Gidiyorsun işte kalmaya yok halin
Duruşun sert ,sözlerin fazla keskin
Ana karakter beğenmedi sahnemizi
Fırtına durulalı oldu epey vakit
Şimşekler gürlemiyor gökyüzünde
Kalmadı ıslanmayan tek zerre
Yeryüzünde
Gökte yıldız masada saki
Ay ışığı aydınlatıyor gecemizi
Gönülde sevdan, şehirlerde imzan
Börülce mezem her şehrin yıldızı sen
Masa dolu, bir ucu ahtapot
Dik bir uçurumun kenarında bekliyorum
Korkuyorum, esen rüzgar soğuk üşüyorum
Güneş batıyor ufukta ortalığı bir sis bürüyor
Üşüyorum, rüzgar bağrıma bağrıma esiyor
Son söz hissiyatı herhalde
Düşmeden bir adım önce
İmzan gibi olsun istersin
Kısa ve öz
İçi dolu olsun Sıradan ve bayağı hecelerin
Bir tutam duygu
Zamanın durduğu yerin misafirleriyiz biz
Akrep yelkovan takip etmiyor birbirini
Ne analar yetim bıraktı yavrularını
Ne babalar gördük kanattılar tırnaklarını
Ne hayatlar söndü gözümüzün önünde
Sevgilim,
Düşler ülkesinde yalnız değiliz,
Hemen yanı başımızda,
Köpeklere yem oluyor çocuklar,
Kuzeyde ve dahi güneyde
Umut duvarda asılı tablo
Pencere pervazında duran biblo
Masanın üzerinde atıl kalmış daktilo
Kullanman gerek süs değil hayaller başla
Dök içini çekinme kanıtla özüne kendini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!