Günaşırı muamma nöbetindeyim.
Bu gece, o gece.
Bu geçe, o geçe.
Dünlerimi özlüyorum bugünlerimde. Ne oldu benim -beyaz önlüklü kadının göz diktiği- ardı ardına nöbetsiz gecelerime. Şiir oldu, hayır şiir öldü. Sen göm(ül)dün Farsça kitabesini elimle yonttuğum kabrime. Oysa ben sıkı sıkı kapalı pencereyi delip geçen, üzerimize yağan karı, bizi örten tek şey olarak seçmiştim. Şimdi niye, şiir niye, taş niye?
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta