Ortadoğu Kasidesi Şiiri - Emrullah Çelik

Emrullah Çelik
136

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Ortadoğu Kasidesi

Bir çağın yüreği bazen tek bir şehirde atar;
o kalbin adı Kudüs’tür.
Semâ gamlı, zemîn mahzun bu kanlı doğu ilinde,
Asırlar ağlar hâlâ bir kadîm yaranın dilinde.

Çöl rüzgârı taşır hâlâ peygamber nefeslerini,
Bir vahyin izi saklı zamanın derin telinde.

Bu çöller ilk sözün indiği yerdir eskiden,
Bir nur doğmuştu insanlığın gecesinde.

Semâdan bir nida iner gecenin bağrına:
“Subhânellezî esrâ…” yankı olur doğu ufkunda.

Nûrun indi insanın karanlık kalbine, Ey Mekke,
Bir kitap açtı yollar çağların en derininde.

Hira’dan yükselen ses uyandırdı zamanları,
Bir ışık yayıldı insan vicdanında.

Kardeşliğin bir bahar gibi doğmuştu, Ey Medine,
Bir rahmet yürümüştü hurma gölgeler içinde.

Bir adalet yükseldi insanlığın ufkuna,
Bir ümmet doğdu merhametin kalbinde.

Hikmetin tahtı idin bir vakit Ey Bağdat,
Şimdi kitap külleri savrulur Dicle yelinde.

Bir kütüphane yanınca bir çağ da söner,
Bir medeniyet çöker zamanın derininde.

Kumların hâlâ kızıl sabahı saklarmı, Ey Kerbelâ,
Hüseyin’in susuzluğu çölün kalbinde Kanarmı.

Bir adalet feryadı yükselir asırların içinden,
Bir şehidin adı kalır insanlık vicdanında.

Göğün alnına yazılmış kadîm emanet, Ey Kudüs,
Bir gece nur doğmuştu Aksa’nın menzilinde.

Taşların secde eder göğe yükselen duâ gibi,
Semâ iner sanki senin mübarek ikliminde.

Bir şehrin kalbi sensin ey kadîm şehir Kudüs,
Dünyanın vicdanı atar senin göğsünde.

Sonra kalktı Selahaddin tarihin içinden bir gün,
Adalet yeniden doğdu Kudüs’ün ikliminde.

Rüzgârların hâlâ tarih kokar mı Ey Şam,
Yıkık kemerlerinde çağların izleri.

Taşların ağıt gibi susar gecelerde, Ey Halep,
Bir annenin feryadı dolaşır evlerinde.

Bir çocuğun gözünde büyür karanlık çağ, Ey Gazze,
Taş kadar ağır bir kader, küçücük elinde.

Bir oyuncak yerine taş tutar küçük bir avuç,
Bir çağın yükü durur o masum avuç içinde.

Bir anne fısıldar gecenin sessizliğinde:
“İnnâ ileyhi râciûn…” sabrın derininde.

Ninova’dan kalan kadîm yankı, Ey Musul,
Bir çağın hatırası titrer sokaklarında.

Nil taşır asırların yükünü, Ey Kahire,
Firavun gölgesi durur zamanın ardında.

Çağların yönünü değiştiren şehir, Ey İstanbul,
Bir fetih sabahı doğdu tarihin ufkunda.

1453’te açıldı zamanın büyük kapısı,
Bir çağ kapandı, bir başka çağ doğdu yerinde.

Ayasofya kubbesinde dualar dolaşır hâlâ,
Bir ümmetin hatırası titrer rüzgâr içinde.

Doğu’nun her feryadı gelir senin kapına dek,
Bir tarih bekler seni asırların eşiğinde.

İlmin yıldızı bir vakit sendeydi, Ey Endülüs,
Granada bahçeleri ağlar hatıranda.

Bir medeniyet battı güneşin ardında,
Bir ezan kaldı rüzgârın hatırasında.

Drina kıyısında eski bir ağıt, Ey Bosna,
Bir çağın acısı saklı toprağında.

Minarelerin göğe bakar hâlâ, Ey Saraybosna,
Bir dua yükselir kurşun izlerinin arasından.

Ey Ortadoğu, ey insanlığın kadîm aynası,
Barışın kefeni örtülmüş çağların belinde.

Ama bir sabah doğacaktır rahmet güneşi yeniden:
“İnna me‘al usri yusrâ…” müjdesi dilinde.

Emrî der:
Doğu’nun kanlı gecesi elbet sabaha döner;
Zulmün gölgesi gider, adalet kalır yerinde.

Emrullah Çelik
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 15:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!