Ve sonunda anladım ki hiç bir şey rüya değilmiş.
Konuş artık aşka sürgün kalbim, gün konuşma günüdür acıya. Yeter sustuğun kalben. İçindeki yetmiş iki kederi kır ve hayali bile olsa var yüreğinin sıcağıyla sevgiliye, beyhude kararsa bile ansızın canına gece.
yıllardır bir gölge misali sırrımın içinde bir sır gibi saklıdır yüzü. Her bir karışı aklıma yazılan. Kalbime yazılan. Ruhuma yazılan. Bir Ardıç ağacı misali hasrete dair ölüp ölüp kendi dalıyla yeniden doğan. Güneşin, ayın, yıldızların şehri, sevdanın şehri, aşkın şehri İsfahan'ı tümden yakar gibi gönülde yanan,
yanan, yanan, yanan
bozgunundan gelir içim
Babilin asma bahçelerini talan ettim de döndüm
can çürür, ömür yıkılır önümde
bir garip fırtınadan kum tanesi kalırım sensiz
sabır ve tuz konaklar yaramda
Boş ver mükemmel olmayı
Sade olmayı
..Sahip olmayı
.....Memnun olmayı
........Mutlu olmayı
..........Haklı olmayı
gökkuşağı gibisin sevgilim
hani gel alnından öpeyim desem
.....yedi renkli gül açar gözlerin
yanağından öpsem
bugünde aynı dün gibi havanın dilinde senli bir ikrar
bütün düşüncelerim,
........yine o kutsal bedeninin etrafını tavaf etmekte yar
..gerdanının kokusu,
........................ömür ziyadesi saçların,
Ah be yalnızlık.
Kuduz bir köpek kadar yalnızım ben. Uyaz bir kedi, yabani bir at kadar yalnız. Adımı duyan her kes terkediyor beni. O yüzden ne olur artık adımı anma be yalnızlık. Kapı arkasıdır yalnızlık. Dışarısının en sonudur. Cehennemin dibidir yalnızlık. Güneşin sönmesi, Dünyanın gayya kuyusunda kaybolmasıdır. Gecenin ayazıdır yalnızlık. Karanlığıdır ömrün. Kalbin çıkmasıdır bedenden. Bütün kaburgaların bir bir kırılmasıdır zamansız.
YALNIZLIK, KİMSESİZ BİR MEZAR TAŞIDIR.
BEN İSE EN SEVGİLİ MEZARI YALNIZLĞIN
bembeyaz bir şeydi seni sevmek,
........kana kana su içmek gibi bir şeydi
dört mevsim gelincik kokan
......taşkın bir nehir gibi köşe-bucak
uzun zamandır yok gibi yaşıyorum, bu hüzün benim ve kuytusu sessizliğin
asi yamaçlara dayanan bu tutsaklık benim, yapraksız bir ağaç gibi bu yalnızlık benim
ve yüreğimin ortasında kemiksiz birkaç keder
delice ruhumda kımıldayıp duran tepeden tırnağa katı bir esaret
göğsümde hiç durmadan ağlayan bir kaç çocuğun gözyaşı var,
sırtımda günah gibi taşıyorum bu sıra bir yığın insan yükünü
adın ne güzeldi senin öyle
..............GÜL diyorlardı sana
sen güldükçe yüzün açıyordu kırlarda, bayırlarda
her yer sen güzellikte kokuyordu sonra
yarim, ah yarim
ey korkum
...ey cesaretim
......ey sürgünlüğüm
...............ey esaretim




-
Nur Tuna
-
Yahya Yahşi
Tüm Yorumlarsayfanıza girmekten hep çekinmişimdir hocam...çıkmak zor olur diye...her şiirinizde biraz daha derin acıyla hazzın kavruğunu hissettiğimden...söylenecek en güzel sözün gizeminde kaleminiz susmasın...selam ve saygılarımla
Elinize yüreğine sağlık.Ruhsal dünyamız çok benziyor birbirimize.Kısa ama etkileyici şiirleriniz için sizi kutlamak istiyorum.Hayatıda şiir tadında yaşamanız ve keyif almanız dileğiyle.