Yalnızlık ağır bir kurşun dillerde
Gece katran katran çöker gözlere
Sanırsın yıldızlar inecek göğsüne
Geceyi yakacak
Sanırsın gün doğacak
Yoncalanacak yeniden
Ellerinden güller yağar
Hece hece kokar
Okunur
Yapraklarından tuta tuta okunur
Ellerinden akan
Bir kalbin tutsaklık serencamıdır
Gece ağır bir şarkı
ve saçlarda dalgalanan hüzündür gece
Geceler akmaz
Geceler yalnız şavkımaz
Hüzün aşkla
Hüzün mutlulukla
Evlerin çatılarını sıvazlayan rüzgar
Oturur bacalarımıza, özlemler yığar
Duvarlarımızdan buğulu bakışlar sızar
Uzatırız elimizi rüzgara
Beraber özlem saymaya
Sabahın hırçın soğuğu
Ağır bir sevgili gibi
Girdi koluma
Mendil satan çocuklar
ve simitçi bir ihtiyar karşımda
Alnındaki kırışıklardan hüzün akan
Savaşkan yüreğim
Akıp gelen tasalardan korkmadı
Bir gülün solmasından korktu
Kelebekler konmazsa savaşçının kollarına
Güller kokmazsa burcu burcu
O şehrin kalbi sönmüş demektir
Göklerde dalgalanırken gözlerin
Tutuşur, yanarsın
Kalbin söndüremez gözlerini
Şiir yetişir imdadına
Gözlerine şiir içirirsin
Şiir kesilirsin tepeden tırnağa
Kumları biriktiririz saçlarımızda
Her geçen güne inat
Yalpalasak da
Düşsek de
Tutmasa da ayaklarımız
Çekse de hayat, girdabına bizi
Vurgun yemiş bir yunus
ve ağır yürüyüşü bir ceylanın
ve titrek bir nefes
ve bahar şebnemleri yapraklarda
Öyle delişmen
Öyle vurgulu
Güvercin beyazı boyar pervazlarımızı
Kanatlarına sararlar sabahları
Her gün yeniden yeniden
Kuşlara yem veririz de
Kalplerimize verir miyiz
Her gün yine yeniden
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!