Geç kalınmışlık iz düşümünde
Hasret örgülerinde yitirirken benliğimi
Şeker şerbet vaat eder yokluğum bahsi…
Kalbimin kıyılarında düşlerin yelkenli gemiler ile gezinir iken bozgunluğumu fark edemeyişim ah u zarında ruhuna pay ediyordum ruhumu. Bileklerimi kavrayan ateşin geç baharında evvel gözlerin asumanına hapis oldum sonra uçurumlardan düşerken göğüs kemiklerinin heyhat sancıları ile ismini fısıldadım kuşlara. Hislerimi kaybediş teferruatında çalkalandıkça dudaklarımda sevdan kaplıyordu kirpiklerimi çığlıklar.
Sükût ve sükûnetten uzaklaştıkça gözyaşlarım ile kahkahalarımı karıp düğümlüyordum bahtımı saçlarının uçlarına. Oysa düş mevsimi değildi birer birer terk etmişti göçmen kuşlar, çiçekler solmuştu ülkem topraklarında. Ümit bohçasında yalpaladığım yalnızlığım busbulanık fısıltıları kaplarken bulutları bomboştu gönlüm şehrinin sen sokakları. Sensiz ne ay ışığının mehtabı yansıyordu denizden ne de esiyordu rüzgâr. Sanki buzdan gerdanlık giyinmiş şehir kül ile harmanlanmıştı. Gül kokusu, lavantalar ve orkideler sürgün edileli hayli vakit olmuş, kardelenler doğmayacak bir güneşin bekleyişinde meşguldü aklını yitirmekle.
yetmiyor 'sevgili' sözü
tek başına.Karşılamıyor
içimi dolduran duyguyu.
Oysa ben 'sevgili'
derken neler




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta