Zihnimde zincirler, kırılmayan bağ,
Her anı kan gibi, damarımda çağ.
Bir yüz, bir nefes; beynimde kilit,
Ne kadar kaçsam da, sönmeyen alevit.
Hatıralar yanar, uykumda bile,
Hiçbir kalpte yer yok, oldum yabancı,
Yabancı duraklar, meskenim oldu.
Oldu yalnızlıklar, içimde sancı,
Sancıyla beklerken, fidanım soldu.
Soldu tüm çiçekler, bahar gelmeden,
"Doğrusu bu" dedin, kesip de attın,
Beni dert içinde meçhule attın.
Mantığı seçtin de aşkı mı sattın?
Sen rahat uyurken ben ağlıyorum
.
Yüzüme kapandı umut kapısı,
Bana "hoş geldin" diyen dudaklar hep yalanmış,
Benim en güzel günüm başkasına kalanmış.
Bana biçilen kaftan ateşten bir yılanmış,
Ben herkesin yurduydum, kendime gurbet oldum.
Kısa bir durakmışım sevdaların yolunda,
Yıllar yılı yollardayım, yok bir avuç toprağım,
Kurudu düştü dalından, koptu gönül yaprağım.
Kimin hayatına girsem, hep eğreti durmuşum,
Sevilmedim hiçbir zaman, hep kendimi vurmuşum.
Zor bir kalbim var, kolay çözülmez,
Hakkımda hüküm, bakışla verilmez.
Her gönül bana dokunamaz, yanar,
Lakin sevene, sadakatim sarsılmaz.
Sevgi bende pazara düşmez,
Her hikaye, bana hancı,
Zorla giydim, bu inancı.
Çan'dan esti, soğuk sancı,
Oldum usta, hep yabancı.
Yara sardım, kan revandım,
Hep dışarıda kaldım, kapısında hayatın,
Bana ait olmayan diyarlarda yolcuyum.
Kırıldı her uçuşta tüyleri iki kanatın.
Sadece uğranılan, terk edilen hancıyım,
Bir nefeslik yerim var kurulan masalarda,
Gözlerine bakıp İstanbul derdim,
Şimdi o boğazda boğuluyorum.
Ben bu koca şehre kalbimi serdim,
Her sokağa sapıp kahroluyorum.
Vapurlar geçtikçe deşilir yara,
Kendi içimde bir dünya, ucu bucağı meçhul,
Bazen kendime sultanım, bazen kendime bir kul.
Bir yanım her şeyi yakar, bir yanım der ki durul,
Ben mi beni yönetirim, yoksa içimdeki mi?
Aynada bana fısıldayan o yabancı kimdi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!