Dünya kaç yüzyıldır dönüyor, kaç milyar canlı geldi geçti şimdiye kadar, ben ise ancak bir iğde ağacının yaşamı kadar nefes alıyorum, sonrasında ölüyorum.
Yaşam sürem dünya için bir önem arz etmiyor, hayat bensiz sekteye uğramıyor, doğada bir kavak ağacı bile benden daha çok vâr oluyor ve tarih kitaplarında yazılmıyoruz çoğumuz, önemsiziz.
Ama insan eşref-i mahlukat, yaratılmışların en şereflisi değil mi? Ben biriciğim aslında, herkes gibi. Dünya için önemsizim fakat, aslında kainat için en önemliyim, olmazsa olmazım, evrenin çekirdeğiyim…Bu ayrımı yapabildiğimizde tamamlanacak eksik olan her şey zaten.
Susmak güzeldir diye savunacaklar,
ama bunu çok konuşarak yapacaklar.
Yalnız kalmak lazımdır diyecekler,
ama insana yine insanın şifa olduğunu söyleyecekler.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta