İnsanlar ve toplumlar her çağda ikiye ayrılır.
Soyan azgın azınlık ve soyulan, çaresiz bırakılan çoğunluk.
Dün soyan azınlığın kitle imha silahı medyasında bir haber gördüm.
Statü güdüsü sürü güder
Dışa dönük sıfat düşkünlüğü
Yere düşen mevkileriyle hayatta kaldığı müddetçe
Araçların amaca dönüşmesi adına vehimlere kapılma paranoyası hala hüküm sürüyor
▪️🔘🔘▪️▪️İnsan doğuştan bir bölücülüğün o zaman ki ekonomi yüzünden kucağına oturur.
Bugün ki çocuklar kuşak ismine kadar kapitalizmin annenin yerini aldığı vahşiliğin kucağına doğup büyüdükleri için hoyrat oldular.
Saygı ve sevgilerin de ki eksiklikleri üretim, tüketim ve tasarruf denge problemi yüksek nesiller olmuş olmaları kapital bir doyumsuzluğu yaşamın tek gerçeği gibi bir ortam dışı görmemiş olmalarıdır.
Helal rahimden türeyene, haram rahimden türeyen düşman oldu
Sütü bozuk bir iblislik cinlik yaptı. Tuzağa düştü Adem cin iftira oldu ateşe taptı.
Kardeş kardeşi öldürdü. O gün bugündür öldürüyor.
Adam oğullarının helal oğullarına her çağda aynı yöntemler ile düşmanlık ettiler.
Mitolojik tüm uyduru aynı kaynaktan beslenir. Çağdan çağa insan avlamak için art niyetin çıkarına yeni kötülük için seslenir.
Bu geçmiş bugün neden yeniden gündem ediliyor diye sormaz öz niteliği eritilmiş melezler sorgulamaz gider o cin soyuna destek verir.
▪️🔘▪️▪️ Kapital soyguna eğitim ve öğretim ile itaat uşaklığı yetiştiren meslek anlayışına devrim sonrası son vereceğiz.
Haliyle kişiye özel paralı eğitim ve holding üniversitesi anlayışı tarih olacak.
Yurttaşlık itaati kabul etmeyen bir özgürlük anlayışı devrimin en yüce değeridir.
Kutuplaşma siyaseti de ulus birlik beraberlik ve bütünlüğünü bölmeye yönelik bir tutumdur. Cumhuriyet Halk Partisinin parçalanma niyeti bardağı taşırmıştır. Cumhuriyet Halk Partisinin işgal altında olmasına son verilmesi gerekir. Cumhuriyet Halk Partisinin bölünmesi sorunları büyütür. Saraydan, monarşik oligarşik bir zorba yönetim anlayışından yana olanlar Türk ulusundan yana değildir.
Yaşam da bazı durumlar örgütlü kötülükler ve işbirlikçi niyetler ile yolundan çıkmış diye bizde yolumuzdan çıkacak değiliz. Her yoldan çıkış ayrı bir aldatmacadır. Yoldan çıkmış organize edilmiş çok örgütlü kötülüğün olmuş olması yurttaşı ikna edemez. Ortada soygun ile ekonomisi çökmüş ve kamulaştırma ile ayağa kaldırılması gereken zorba bir tutum var. Hiçbir zorbalık kabul edilemez. Anadolu da tam bağımsız olmanın tek bir yolu var o da Türk ulus birlik beraberlik ve toprak bütünlüğü ile Cumhuriyet devrimlerine sahip çıkmaktır. Yurttaş olmanın olmazsa olmaz temel ilkesi budur. Biat, itaat, kula kulluk, monarşi, dayatma, kurultay ahlakı ve kültüründen uzak yönetim anlayışları misyoner, soyguncu, soykırımcı yayılmacı barbar ve Anadolu'nun üzerinde yerli işbirlikçileri ile birlikte bin yıllık kin ve hesapları olan art niyettir. Soyguncu bölücülüğü savunmak vatana ve ulusa ihanettir.
▪️Önder Karaçay ▪️
Ahlakı güç hayranlığı ile zayıflatılan her toplum zorba soygunculara onlar gibi olma özentisi içinde hayranlık duyar.
11 Eylül 2001 günü bir gecede servetleri kadar servet vurgunu yapan holdingler hakkında tek bir söz etmeyenler bu hırsız soyguncuların hırsız düzenleri bozulmasın diye sözde ekonomik yıkım olur yalanlarını yayarak insanları aldatıyorlar.
Oysa bu soygun düzeni devam ettiği müddetçe ekonomik yıkım büyümektedir.
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı Nutuk devamı olarak bu sebeple yazıldı ve sermaye ve siyaset ortaklığı güç hayranlığı soygun düzenine belgeli ve ispatlı bir şekilde 11 Eylül 2001 günü kur vurgunu soygununa şahit olmuş birisi olarak on yıl önce kitapla muhtıra vererek dünyada bir ilki gerçekleştirdi ve bu hakkın kamulaştırma yapılarak geri alınmasını istedi.
Madem ihbar ile adalet sağlıyorlar o zaman on yıl önce ki 11 Eylül 2001 kur vurgunu ihbarını neden üzerine örtü çekiyorlar? Bugün ise bunun altında kaldılar.
Bugün kamulaştırma ve yönetim devrimini engellemek için gündem değiştirme ve siyasete ayar verme oyunları iktidar ve muhalefetle birlikte danışıklı dövüş oyunu içinde oynuyorlar.
Soyguncu dünya düzenini anlar ve anlatarak insanları uyandırır iseniz bir o kadar büyük bir bedel ödersiniz. Ahlaklı olmak birilerinin sırtından geçinenleri desteklemek ve şahsi çıkara satılmak mı? Yoksa genel yararı savunan ilke ahlak olmak mı? Bu çağ en azından büyük çoğunluğa bu konuda nerede durmak gerektiğini öğretti. İlkeli ahlak nedir sorusunu bile insanların us ve duyuncuna bir nakış gibi işlemiş iseniz bu çabanın kendisi başlı başına bir devrimdir. Çünkü o etik ahlak, çıkmaza girenlerin hakkından gelecek çabayı günü geldiğinde mutlaka ete kemiğe bürünüp devrimi yapacaktır. Yaşam da her zaman genel yarar adına bedel ödeyenler kalıcı izler çizer. Bedel ödettiğini düşünenler kazanmış olduklarını zannettikleri bir büyüklenme tuzağına düştükleri anda kaybederler. Kaybettiklerinin farkına daha büyük kötülükler üretip kendi kendini yok ettiklerini yaşam öğrenme fırsatı vermeden zulmün sonunu getirir. Hiçbir etik ahlak anlayışı anlaşılması gereken bir zamanda engellemeler sebebiyle anlaşılmamış ve sonradan anlaşılmış olması seyirci kalanlara büyük bedeller ödemiştir.
▪️Önder Karaçay ▪️
Yasama, yürütme ve yargı erkleri tek yetkiye küresel soygun ve yerli işbirlikçi sermayeyi korumak için sivil darbe ile donatıldı. Bugün ülkemizi ateşe atacak yetkiyi kendi kendine kimseye sormadan yasadışı vermeye başladı.
Uzun bir analitik değerlendirme yazısı bu sebeple yazdım. Tehdit doz artışını yaptıkça devrim ahlakı da doz artışı yapmak zorunda.
Kurmay asker olarak bilinen ve toplumu aydınlattığı düşünülen kitaplar yazarak üçüncü dünya savaşının nerede çıkacağını bildi diye yaygara yapanlar ve kitle imha silahı medya da terör ve savaş uzmanı olarak konuşarak küresel çeteye göre Anadolu üzerinde ki yarım kalan dünya savaşını numaralı dünya savaşı olarak planlayan düşmana dolaylı hizmeti pazarladılar. Nato, Rus ve Çin hayranı yerli işbirlikçi subaylar bir türlü Türk olmayı başaramadılar Atatürk ile Türk ulusunu aldatmayı da ihmal etmediler. Kitle imha silahı medya da gazetecilik adı altında düşman gizli örgütlerine hizmet eder gibi yazı ve kitaplar yazarlarda buna dahildir.
Tek yetkinin ortakları konuştukça kendileriyle ters düşüyorlar. Konuşmasalar bu kadar kendilerine zarar vermeden yaşamı belki daha faydalı bir yolculuk ile tamanlamak mümkün olabilir.
Siyaset kadar iki yüzlü, kirli, kinli bir alan yoktur.
Emperyalizmin yıkımını savunan siyasette ise kir ve kin kat kat tutmuş durumdadır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!