▪️▪️🔘▪️▪️O çocuk içinizde içimizde büyüdü büyüyecek daha da!
21 yaşında bir çocuk atası Fatih Sultan Mehmet han gibi 9 yaşında ilk yezidi ihaneti darbesi 12 Eylül 1980'i gördü.
Bunun hesabını soracağım dedi.
🇹🇷▪️ Eleştiri Yapmaya Kalksalar Kendilerini Vuruyorlar ▪️🇹🇷
Fatih İstanbul'u fethettiğinde 21 yaşındaydı. Doğu'dan o sır gereği batıya sefere çıktığım gün 21 yaşındaydım. Yine iki çocuk yine iki sefer yine iki gemi yine aynı Türk gücü.
O günde hedef bizanstı ve dinci yezidi ihaneti çökertti.
Benlik ve öteki benlikler arasında
Yıkıldı köprüler
Zulme karşı aykırı seslere rağmen
İnsan vicdan sorgusuna gidemedi
Derin manaların içinden geçerek olgunlaşıyor varlık sürdürme bilinci.
Kadim bilgelik ilim ahlakından nasibini almamış birisi içi boş bir kavak ağacı misali tin tesirini kaybetmiş varlıktır. Her olumsuz yönde esen rüzgar İçi boş varlığı bir tarafa yıkar ve yığma örgütlü kötülüğe ve cehalete şahsi çıkar zaafı ile esir eder. İçi şeytani şirk oyunlarının tuzakları ile boşaltılmış her varlık tinsel tesirlerin titreşim uyanış ile yaydığı olumlu enerjinin bir parçası olmak yerine, en dip seviyede kötülüğün yaydığı titreşim ile karanlığın esir cehalet gücüne dönüşür.
▪️Önder Karaçay ▪️
İnsan çocukluğunda ne yaşarsa yaşamda da ona dönüşür. Çünkü insan yaşamın bilinçli bir enerjisi olup küçük yaşlarda yaşadıkları o insanı bileyerek keskin hale getirir. Bu bilenme de iyi ve kötü anlamda iki yönlü gelişebilir. Küçük yaşlarda ne yaşadığının farkında olmadan büyüyen çocuklar büyüdükleri zaman genelde ne yaşattıklarının farkında olmazlar. Çocukken ne yaşadığının farkında olan her insan büyüdüğünde ne yaşatması gerektiğinin farkındadır. İyi sonuçlar üreten farkındalık çok nadir görülen bir durumdur. İnsan yaşamın genel akışına uygun kötülüğe meyilli bir şekilde bilenir ve kötü sonuçlar üretir. Yüz yıl önce ki devrim koşulları içinde devrime karşı bir kin ve öfke ile büyütülen nesiller bugün devlet yönetme yetkisini bilenerek aldılar yalnız kötü niyetli bir çabanın içinde iyi sonuçlar üreten bir farkındalık üretmek yerine yıkıcı bir role dış etkilerin iç taşeronu olmayı ve kaleyi içten yıkan olmayı seçtiler. Sarayın yıkılarak kurulduğu devletimizi saray kurarak yıkmaya kalktıklarında altında kaldıklarını bile fark edemediler. Buna rağmen bu süreç içerisinde on yaşında bir çocuk olarak 12 Eylül 1980 askeri darbesini bu kötülüğün bir parçası olarak yaşadım. Bu kötülüğün karşısına iyilik adına devrimi yeniden koyacak bir yaşam mücadelesini farkındalık üreterek koydum. Ve kimseye zarar vermeden yönetimin ortak kolektif akıl ve vicdan ile değişime uğraması, ekonomide ki yıkımın kamu ekonomisi ile adil paylaşım ekonomisine geçilerek bu zulmün biteceğini sonuçlar ve ilkeler ölçüsü ile ortaya karanlığın sicilini tutarak belge ve bilgiye dayalı veri ile ulusumuzu doğru bilgiler vererek uyandırmaya etik ahlak anlayışı adına bir farkındalık çabasını kötülüğün karşısına bir çare olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan giderek bir yurttaş duruşu direnişini örnek etik ahlak olarak koydum.
▪️Önder Karaçay ▪️
Değişmek en çok mevsimlere yakışıyordu
İnsan hayatında ki her değişim ise
Kendi düşmanını üretiyordu
Zaman aynı zamandı
Yıkıcılığın bilinçaltı ve bitiş çizgisini kendi çabasıyla nasıl ğöğüslediğini yazarak açık etme zamanı geldi.
Dünya yolculuğunda yıkanın yapmaya talip olması en büyük çelişkidir.
Dünya ve insanlık tam da bu çelişki durağından geçiyor.
Kendisi için ölene dedi şehit, dili naat ile dizdi beyit,
Kendisi için ölmek istemeyeni düşman gibi gördü, kendisi dışında kimseyi görmedi, yıkıcılığı durduran direnişi devrime taşıdı asil kan bir seyit.
Mülteci sever mürteci*
Niyetine saplanmıştı bin yıllık kin haçı
Taşırdı sonunda içinden misyoner amacı
Yüzümde tebessüm, kalbimde hüzün
İçim sonbahar, siz benim dışımı süzün
Kaybettiklerinin arkasında kalır insanın iki gözü
Yüreğim umuda dair dinler mi sözüm
İnsana güvensizliği tek başıma icat etmedim
Güçle kendini güçlü sanan
Senide güç yıkar
Gücü aldığın yeri unutmasan
Paraya tapanı para yıkar
Kimin hakkı kimde kalmış ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!