▪️🔘▪️▪️Bir insanın sevilmeyen yönleri sevmediğini söyleyenlerin kendi izleridir. ▪️▪️🔘▪️
♾️▪️Önder Karaçay▪️▪️
Yüzsüz insanın
İnsan yüzüne tekrar tekrar çıkan
Yüzsüzlüğün tükürme yüzüne
Tükürülecek yüze bakmaya gerek yok
O kendine denk bir muhatap arıyor
Diyalektik tartışma kültürü demektir. Tepeye çıkan görgüsüzlük üretti tersi sonucu. Ortak aklı yok eden bilinçli bir kültür soykırımı sonucu bugün buna da hasret bir toplum olduk. Oysa Cumhuriyet müzakere ederek, ortak aklı yaşam felsefesi olarak başlatan bir anlayıştır. Bölücü ve yıkıcı olmayan art niyetli bir çaba olmayan her düşüncenin kendini ifade etme özgürlüğü ve hakkı vardı. Ülkemizde ise yıkıcı ve bölücü olmayan her yapıcı diyalektik çabayı adeta linç eden bir kültürü yine kitle imha silahı arkasında ki uzak ve uşak niyet sermaye ekti. Bir gün bu gerçek dile gelip bu zulmü illa ki bitirecek gerçeği beklentisi ile bugüne kadar bu zulüm sürdü. Bugün kendini savunabilecek kanlı tehdit dışında çareleri kalmadı. Yaşam çok yaratıcı bir süreçtir. Güç, silah, düşman, savaş ve varlığı zorbalık adına devam ettirme niyeti ilk kez doğa ve evrensel frekans güçle durduruldu.
♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️
Bir insan hayatı boyunca
Kaç kişiyi sevebilir ki
En çok birini sever
O sevdiğini kaybederse eğer
Sevmek için kusursuz olmak gerekmiyor doğal olmak gerekiyor.
Sevmek için kusursuz olmak gerektiğini yapay şirk niyetler aldatmak için üretir.
▪️Önder Karaçay ▪️
Düşmek ve kalkmak her ikisi de düşünce ile başlar.
Düşünce yüreğe iner öz bilinç hissine erişir ise uyanış başlar ve insan, toplum düştüğü, düşürüldüğü yerden ayağa kalkar.
O zaman karanlık ne kadar artarsa artsın nur ışığı her uyanan insanda parlar ve karanlık bir anda yerini aydınlığa terk eder.
Şeytanın izlerine tapan anlayışı insanlığın birikimi olarak korunması pazarlanıyor ve satılıyor.
Ani kimin harabesi?
Şeytan kimin kalesi?
Unutulmuş yerlerimizden vurulduk
Sözü Türk söyler, sazı Türk çalardı
Nasıl olduysa oldu insanlık raf ömrü bitmiş gibi rafa kalktı
Siyasetin ve diyanetin banka şubesine dönüşmüş camilerde neler yaşanıyor diye öğrenmek amacıyla eskiden sık sık camiye giderdim.
En çok dikkatimi çeken namaz sırasında susmayan cep telefonları namazın ahengini bozuyordu.
Şeytan karşısında saflar bir türlü sıkılaştırılamaz, o çaresizlik herkesi içten içe üzerdi.
Piyasa kitaptan geçilmiyor, okur sayısı bir elin parmak sayısı.
Sekiz milyar insan usu neyle doluyor?
Yeryüzünde kim yıktı o şeytan dolum tesislerini?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!