Umut içimizde ki denizin
Dalgası gibidir
Bazen çalkalanır içimizde
Kendini umutsuzluğa itme diye
Yol, yolcu, yolculuk tümü kendinsin.
Yolu seçersin, hefefe seçtiğin yoldan gidersin. Yolcu sensin!
Dünü seçmişmiydin?
Soygun ve şirk düzenin oyuncu ve oyunlarının sonu devrim ile geldi.
Oyunu genel yarar adına değiştirmek istemeyen her niyet bu soygun düzenin ayrı ayrı değişen oyuncusu olmanın ötesine geçemiyorlar.
Neredeyse kişi başına bir siyasi parti kurarak daha çok kafa karışıklığı üretmek istiyorlar.
Yaşama temiz adım atan her insanı dış çevre ve insanın gelişmemiş öz bilinç eksikliği sonucu nefsi niyetine uygun bir şekilde şeytani şirk düzene uyumlu toplumun kötülük üretecek boyutta büyük çoğunluğu kirletilebilir. Buna rağmen farkındalık üreten iyilik yeniden öğrenilebilir, yeryüzünde yaygın bir saygıya devrimsel değişimler ile yaşam yeniden dönüşebilir. Devrimler konusunda umutsuz insanın çok olması umutlu durumları yok etmeye yetmez.
▪️Önder Karaçay ▪️
Hangi tarafta olduğumuzu biliyor muyuz?
Yaşam iyi ve kötünün sınavı değil mi?
Sömürgeye karşı emeğin, hakkın ve halkın,
Eşitsizliğe karşı adaletin,
Çağın doyumsuz sistemi ne garip değil mi?
Çalarak kazandıkları yetmiyormuş gibi hakkı çalınanların kaybetmesini de istiyorlar.
Çalıntı güç şirki tanrı gibi bu tuzağa düşen her beşer şaşar ile adeta oynuyor.
Hakikatin gücünü düşünmediği ve duyunç duygusu farkındalığı ile hissetmediği için kötülüğün hangisini seçsem diye seçenekler arasında kayboluyor!
Beşer şaşar insan ne garip değil mi?
Soygun düzenin üzerine kendi şahsi ikballeri adına kendilerini kullanmak isteyen dış kötülük düzeni devam etsin diye sürekli olaylar ve insanlar seviyesinde acıdan acıya geçiliyor olması ne garip değil mi?
Bilginin peşine ummana,
zalimin peşine mahşer denizi olan şer denizinde kitap kılığında gemim ile düştüm.
Sizi de bu zulümden çekip çıkarmak vardı bu ibret planın içinde.
Sizi anlamanın size yaşananın nasıl bir zulüm olduğunu anlatmanın derdine düştüm.
İnsan geçmişinden ister istemez uzaklaşır
Yaşam koşulları herkese başka bir yol çizer
Geçmişinden ne kadar uzaklaşır isen uzaklaş, geçmişini her insan içinde bir ukte gibi taşır
Geçmişini unutamazsın
Köyü kente, kenti köye neden taşır insan
Acısı, hüznü, başarıları, kaybı, sevinci bilinci içinde peşindedir
Taşı bir damla su oyar
Yağmur ağaçları yeşile boyar
Taşı delen gözyaşlarımdı
Taş kalpli değilse
Yarim de duyar..!
Her gün içinde yeni bir tohum taşır yaşama.
Her niyet gün gün yolunu şaşırır kötülük yararına bir aşama.
Yasamda ilke ile niyeti doğru tutmak da mümkündür amma
İnsanı hakkına muhtaç edip, hakkını lütuf gibi sunan dayatmayı gelde koşuk ile taşlama!
Kazanın suyunu yine gerginlik üreterek ısıtıyorlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!