Yazar Murathan Mungan'a ait bir söz diye bilinen 'ülkemizin resmi dini iki yüzlülüktür der hatırladığım kadarıyla. Gerçi kendisi dijital ortamlarda bana ait olduğu söylenen sözler hakkında kendisi de emin değilim diyor.
Sözün kime ait olduğundan çok sözün doğruyu dile getirip getirmediği değerini artırır veya azaltır.
Sadece ülkemizin dini değil siyaseti, sermayesi, medyası dahil tümü iki yüzlüdür.
Dörtte üçü su olan dünyada
Kuraklık yaşıyoruz
Ruhumuz gibi doğada çöl oluyor
Umursamıyoruz
Ağaçları, ormanları yok edip
Sömürüye engel olmaya kalkarsanız sizden kötüsü yok!
Sömürüye destek olup omuz verirseniz sizden iyisi yok!
Biz çomak sokmayı seçtik, onun kötüsüyüz.
Aşık Şenlik Kimdir ?
Asıl adı Hasan olup 1850'de Çıldır'ın Suhara (Yakınsu) köyünde doğmuştur. Aşık Şenlik Terekeme (Karapapak) boyundandır. Karapapak ağzını en yetkin biçimde kullanan Şenlik, 14 yaşında kuş avcılığı yaparken dere boyunda uyuya kalmış, düşünde aşk badesini içmiş. Kalkınca şiir söylemeye başlamış. 19 yaşında iken Ahıl kelek'in Lebis köyünden Aşık Nuri'den saz çalmayı öğrenmiştir. Kars, Ahıska, Borçalı, Tiflis, Gürü ve Revan'ı , dolaşmış, çağının birçok aşığıyla karşılaşmalar yapmıştır.
Şenlik vefadan yakınır. Toplumdan şikayetçi değildir. Toplum içerisinde bir insan düşmüşse bu toplumun değil kişinin suçudur. Kişi, Sakınarak gezmeli ve konuşmalıdır. Şenlik çağı, halk ozanları bakımından geniş ve güçlü bir çağdır. Ozanımız bu ozanlardan Feryadi, Mazlumi, Sümmani, Aşık Abbas ve İzani ile karşılaşmıştır. Sümmani, ile bütün hayatları boyunca bir kardeş gibi yaşamışlardır. Dil olarak ağdalı bir dil kullandığı görülsede, çağının ozanlarında genel olarak görülen bu durum, salt Şenlik için eleştiri konusu edilebilecek bir özellik değildir.
Acılar denizinde boğuyoruz
Acı üretenler
Hayatımızın üzerine çökmüşler
Bıkmıyor/Usanmıyor/Utanmıyorlar
Anadolu da Türk olmazsa devlet yönetimi acze her zaman düşüyor.
Keyhüsrev türü devlet anlayışı ile Selçuklu bitti, Vahdettin türü (hilafet ihaneti) Osmanlı bitti, Osmanlı görünümlü bizans (ermeni&mason ortaklığı oyunu) özentisi ile Türkiye Cumhuriyeti gitti sananların karşısına Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri dikilince bu zulüm ihaneti ile bitti.
Cumhurbaşkanı artık Türkiye Cumhuriyeti adına her hangi bir imza atamaz. Barış adı altında bir ihanete ortak olanlar devletin sonunu getirecek imza atar ulustan bile gizler.
Yüz yüze hiç gelmedik.
Kendisine ilk karşı nasıl çıktığımı bir ruhsat hikayesi ile daha önce anlattım. Tekrar yazmaya gerek yok.
Bugün yine karşı karşıya o gün bugündür farkında olmadan mücadele ettik.
29 Mayıs 1998 tarihinden İstanbul ile o sır gereği evlendiğimi bir ben bir de yaratan Anadolu biliyordu.
Tehditleri sürekli batıdan alıyoruz, buna rağmen batıdan vazgeçmiyoruz.
Bir Türk ulusu yurttaşı olarak bunu kabul etmiyorum.
Anadolu'dan bir Saddam ve Kaddafi çıkarmak peşinde koştuklarını, para karşılığında bizi kadim komşumuz Rusya ile savaştırmak için faaliyetlerini niyet okuyarak biliyoruz.
Biliyor ise aşağıda sorduğum sorulara yanıt vermesi gerekir.
Türk ulusunun tümünü karşısına alma cesaretinin sebebi nedir?
Vatandaşlık tarifinin değişmesini isteyen bebek katili teröristin şartlı talebi başta Cumhurbaşkanı'nı rahatsız etmesi gerekiyordu. Cumhurbaşkanı kendi rahatsız olmayı bırakın sadece şehit ailelerini rahatsız etmemesi gerekir konusunda hassas davranılması gerektiğini söyledi. Türk ulusunun tümünü böyle bir pazarlık rahatsız etti. Hani terör örgütü ile hiçbir pazarlık yoktu? Bu pazarlık karşılığında vatandaşlık tarifinin neyi kimi nasıl rahatsız ediyor? Yurttaş bağı ile bağlı herkesin eşit vatandaşlık sayılması mı rahatsız ediyor? Yoksa bu art niyet tehdit ve taviz politikası gereği osmanlı millet sistemi talebi ile ırk mezhep ve dil adı altında ileride federasyon benzeri bir bölücülüğün ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atan art niyetin ürünü bir çaba mı? Küresel tehdidin bir maşası bebek katili teröristin talebi ile osmanlı millet sistemi isteyen barbar batının talebinin örtüşmesi de bop projesi eşbaşkanı geçmişi olan Cumhurbaşkanı'nı rahatsız etmiyor olabilir. Özelleştirme talanı doğal kaynak talanı ve demografik yapı değişikliği de soygun hala devam ediyor iken rahatsız etmiyor. Bu girişim Türk ulusunun genelinde büyük bir rahatsızlık uyandırdı. Ülkemizi tek yetki ile kimin yararına yönetiyor Cumhurbaşkanı doğrusu anlamak mümkün değil. Türk ulusunun birinci derece önceliği küresel çetenin şirketleri ve yerli işbirlikçi kodamanların özeleştirme talanı doğal kaynak talanı ve demografik yapı değişikliği sonrası yaşam pahalılığı soygunu olması gerekir iken neden akıl veren duruma siyasi aktör kurucu önder denilerek getirilen bebek katili bir teröristin vatandaşlık tarifinin değişmesini istemesi meclisin milletvekilleri alsatmaya yönelik geçici yasa ile koruma altına almak yoluyla bu oyuna alet etmeye kalkmak Türk ulusu için kaleyi içten yıkma girişimi bir tehdittir.
▪️Önder Karaçay ▪️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!