Oğul kelimesi cinsiyet ayrımı yapmadan birleştirici bir toprak ana ve babanın çocukları için kullanılan Anadolu tabiridir.
Oğul ile bir olan birlik olan toprağın çocukları ayrılmadan, ayrışmadan arı gibi çalışır huzur içinde yaşarlardı.
Dede Korkut hikayelerinde de ata mirası kültür kız erkek ayrımı yapmadan oğul hitabı ile başlar ki Asya'ya kadar uzanan o büyük coğrafyanın birleştirici kültürünün temel taşı oğuldur.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, Türk ulusunu oluşturan tüm halkların birliğini, beraberliğini ve biz bütünlüğünü bozmaya yönelik;
27 Mayıs askeri darbesi, 12 Mart Askeri Darbesi, 12 Eylül askeri darbesi, 28 Şubat yarı askeri yarı siyasi, yarı sermaye darbesi, 11 Eylül 2001 kur vurgunu darbesi, 15 Temmuz askeri görünümlü sermeye ve siyaset destekli sivil darbe benzeri her kötülük Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk ulusunun birliğini beraberliği ve bütünlüğüne zarar verir.
Son çeyrek yüzyılda özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı ile demografik yapı değişikliği ile ırk mezhep ve dil üzerinden bölücülük yapmak barış değil Anadolu üzerinde plan ve proje yapan art niyetli soyguncu soykırımcı yayılmacı haçlı barbar batının talebidir.
▪️🔘▪️ Toprak Anam Babam İki Çocuk Büyüktü İki Kitap Bir Cumhuriyeti Tam Etti ▪️🔘▪️
Mavi kanatlı özgürlük usundan kul sürüsü yaşam istemiyor mu yüz yıl olmasına rağmen hala
Nutuk devam etti bir Türk Fırtınasında o da huzurun yarım kalmışlığı tam mücadele i-mana* ile etti.
Gücümden hiç şüphe etmedim
Şüpheye güç vermemek adına
Sağımda solumda kim var ve arkamdan kim geliyor diye hiç bakmadım
Tek başıma yürüdüm zulmün üstüne üstüne
İnsanlık devrimi gerçekleştiğinde hep birlikte bakacağız yine insan gibi yaşamanın tadına
Ne hep birlikte susabiliyor ne de hep birlikte itiraza dönüşebiliyoruz. Bizi tutumumuz ile kendimiz bölüyoruz. Soyguncu bölücüler düzenlerini bu tutumun üzerine bina ediyorlar. Biz farkında olmadan kendi kendimizle kavga ederek sömürüye hizmet ediyoruz. Kendi yakamızdan bir kene gibi kendimiz düştüğünde soyulmaktan kurtulacağız. Cebimizde sayısızca el dolaştırmaya başladılar ürettikleri teknoloji destekli soygun araçlarıyla. Her soygun aracını büyük gelişme diye sahipleniyor adeta soygun düzenine bir tanrı gibi tapıyoruz. Genel yararı öncelikleyen herkesin elini taşın altına koyarak konforu terk ederek mücadele edilmesi gerektiğini savunan ilkeli uyaran farkındalık işimize gelene kadar sürecek bu zulüm.
▪️Önder Karaçay ▪️
Sevgi dolu bir yürek o duyguyu uyutmaz. Kimseyi ayırmaz, kimseyi kayırmaz, bütünlüğü korur, bölmez ve parcalamaz.
Sevgi dolu yürek yurdunu ve ulusunu özgürlüğünü korumak, yaşamın tüm paydaşlarının hakkını yeryüzünün tümünde korumak, öz cevheri us ve duyuncunun hakkını layıkıyla vermek için toprak bütünlüğünü parçalatmaz.
Dünyayı şirk devletlere böldüler yetmedi, devletleri şehit devletlere bölmek için her ülkeyi tapular ile insanlara böldüler yine yetmedi. İnsanlığı ırklara, mezheplere böldüler. Tümü kin ve düşmanlık üretmek içindi. Bunun için ulusal siyaseti ideolojilere böldüler yetmedi.
Dinleri dinlere, mezheplere, tarikat ve cemaatlere böldüler yine yetmedi.
Ne mi istiyorlar? Kendilerini yok etmek. Azgınlığın ve doyumsuz sapkın bozgunculuğun sonu kendini yok etmektir. Biten azar! Sonu gelen kılık değiştirerek fitne üretir.
Birlikte sevmek için bozgunculuğu ve fitneyi yok etmek için birlik ve beraberlik içinde kararlılık ortaya koymak yüz yıl sonra yine şart oldu.
Edep ebed coğrafyasında diller diller ile birleşti. Aynı kökün dillerini kim ? kin doğursun diye ayırmıştı!
Birlikte uyanışın heybetli ışığını gözlerinizin önünde gönül gözü ile canlandırın. Bunu hayal etmek bile ne kadar heybetli bir devrim olduğunu hissederek o kapıdan huzura sevgiye giriş yapın.
Arzu edilen arzu eden gibi birbirine doğru yolculuk içindedir.
Sonsuzluğun yolculuğunda yollar kesiştiği anda devrim bitmiş ve yeryüzünde herkes tarafından bilinir olur.
Ol anı tüm perdeleri yırttı.
Devrim yolcusunun tininde, gönlünde en ufak bir kir, pas ve iz kalmadı.
Eskiden insanlar birer tiyatrocu gibi hayatlarını kaliteli bir nüktedanlık üzerine kurulu yaşarlardı. Şeker yokluğu yaşanan zamanlarda Erzurum şekerini kerpeten ile kırıp küçülterek az tüketilmesi için çareler arardı insanlar. O zamanlar insanlar hem üreten hem tüketen oldukları için değer bilir bilinçli bir tasarruf içinde yaşarlardı.
Bir gün bir duvar tamiratı dolayısıyla rahmetli dedeme bir usta misafir olur.
Misafire çay ikram edilir. Usta çayına kerpeten ile kırılmış şekerlerden üç dört adet karıştırıp içer.
Bir iki bardaktan sonra dedem dayanamaz sorar;
~ Usta der sizin oralarda bir mezara kaç ölü koyarsınız?
Usta bu sorunun neden sorulduğunu anlar ve aynı nüktedan üslup ile dedemi cevapsız bırakan cevabı verir;
Her şerde bir hayır vardır derler.
İbret sonrası insanlık Anadolu'da ilim, irfan, bilim, mana, sanat, edebiyat ve her alanda büyük ilerlemelere yol açacak.
Anadolu'dan Çin Seddine kadar herkes Türk'tü
İnsan olmak ayrımcılık üstü bölücülüğü dışlayan bir ahlaktır.
Birliği, beraberliği ve bütünlüğü korumak ve savunmak ulus içinde insan olabilmektir.
İnsan olmak bin yıllık kinleri, yüz yıllık hınç ve öfkeyi yenebilmek, gizli niyeti adına bir ulusu felakete sürüklememek demektir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!