Vapurdan indim elimde bavulumla
Üstümde kokuşmuş siyah bir ceket.
Yürüdüm yollarında çürümüş postalımla
Yıllardır hasretinde boğulduğum memleket.
Hızla ezberimde aştım dik yokuşları,
Hatıralarla süslü on yıllık meskenim.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



