On yedi yaşındaydım.Duyarlı ve duygusaldım. Deneyimsizdim, tedirgindim, yalnızdım. Uzak ve örtülü bir şehirden gelmiştim. Ülkemin öte yakası kadar uzak bir yerdeydim.
Okumak arzusuyla, trenle üç gündüz, iki gece yolculuk yapmıştım.
Askeri okulun kapısından yetersiz bir gerekçeyle çevrilmiş, dilini bilmediğim işlerden sınıfta kalmıştım.
Geri dönmek bana kalan son şeydi.
Memlekete gitmeden önce bulunduğum kentin yüksek yerlerinden birini, kalesini görmeyi arzulamıştım.
Vaktim sınırlıydı. Koşarak çıkmıştım bir sokaktan yukarı doğru. Soluk soluğa kalmıştım.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta