Kara yazılmış kader kara Maraş'a
Düştü yaran yoldaş kızgın ataşa
Tutalım dostlarım itleri taşa
Faşistin elinde kaldın ey Maraş
Kimlere kandın sünni gardaşım
Şu gurbetlik yollarımı bağladı
Dostun acısı yüreğimi dağladı
Koskoca yiğidi kanser neyledi
Azrail uğramış köyüme benim
Acı haberi de duydun askerde
Kendi eşeğini bile güdemezdi
Şimdi parti kuruyormuş bak hele
İyiyi kötüyü hiç bilemezdi
Adam bile seçiyormuş bak hele
Lafı sözü hep hile hurda
İki adam var karşımda iki insan
biri gümüş yakalı lacivert smokin giymiş
bir ayağı lüks jeepin içinde biri kaldırım taşlarını eziyor,
diğer adam yarısı kırlamış yarısı sarı paslı sakalı
sırtında kıvrış kıvrış kabut bezinden bir ceket
altında ondan eski, paçaları çıplak bileğinden yukarı pantolon..
Dünyaya geldiğim neden sorarsan
Dostluk çırasını yakmaya geldim
Gözümde kaşımda sebep ararsan
Kötüye kaş çatıp bakmaya geldim
Zalimdir zalime karşı durmayan
Kayıp bir türkünün dizesiyim
Yakılmış ozanların sesiyim
Şah Hüseyn'in sinesiyim
Kerbela hem Sivas'ım ben
Ceylanım bir aslan donunda
Ben bir dostuma yaranamadım
Dost bağında da barınamadım
Kime ne ettimse hiç bilemedim
Senin bu halların neçe be gönül
Çalışır didinirim ben dostluk için
Boşuna yaşadım yirmibeş sene
Zay oldu emeklerim pisi pisine
Gelmek istesem dünyaya gene
Çiçekte yaprakmı yoksa bir arı
Gönül defterim dürülmüş gitmiş
Kara katranlara büründüm gene
Kör kaderim karanlığa eş oldu
Ele yaz bahar hep kış geldi bana
Güneşi görmem hayal düş oldu
Neyleyim ele gelmiş baharı yazı
Dünyanın halini böyle gördümde
Dağı taşı birbirne katasım var
İnsanlığın gerçeğine erdimde
Hayvan gibi bir köşede yatasım var
Nedendir bu öfke kin neden
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!