Bir noktada durdum,
çünkü her hareket ilerlemek değildir;
bazıları yalnızca yanlış yönde ısrar etmektir.
Kontrol edemediklerim vardı, bunu inkâr etmedim.
Ama kendi sınırlarımı korumamak
Bazı Ölüler Hiç Doğmadı
Bazı sevgiler yaşanmak için değil,
insanın içine kazılan bir mezar gibidir;
toprağı kapatılır
ama içerdeki ses
DÖNMELİSİN
Her gece izlerken yıldızları
Bir nefes daha çekerken sigarandan
Dumanında görüyor musun yüzümü
Hayal ediyor musun dokunduğunu ellerime
Gülüşümü ödünç verdim gecenin en kör yerine, kimsenin dönüp bakmadığı o paslı sessizliğe,
çünkü bazı acılar anlatılınca büyür, saklanınca insanın içine yerleşir ve oradan kemirir her şeyi,
ben ise büyümesin diye cümlelerimi hafifleten, yükü şakaya bağlayan o eski refleksi seçtim yine.
Her şey olur gibi anlattım, sanki başkasının başına gelmiş, sanki ben sadece dinlemişim gibi,
kelimeleri eğip büktüm, gerçeğin keskin köşelerini törpüledim, kanamasın diye değil — görünmesin diye,
HAYATTAMIYIM BEN
Şimdi gözlerimi kapatıyorum hayata
Sözümü kestim sesimi susturdum
Yolumu bitirdim umudumu kaybettim
Hani “iyi ki vardım” ben?
Bunu söylerken hangi yüzündeydin,
Hangisiyle baktın bana,
Hangisiyle beni kandırdın?
Ben seni severken
Kalbinde bir kadın varken başka bir tene
uzanmak akıldan değil,
çürümüşlükten gelir.
İnsan bazen arzuyla değil,
utancıyla sınanır
ve bu sınavda
Kır kalemimi sayın hâkim,
Çekilsin artık ayağımın altındaki idam sehpası.
Ben bu suçu işlerken
Kimseye danışmadım,
Kalbimden başka tanığım yoktur.
Tamamlanmadan Eksildim
Belki de yaşanması gerekiyordu bunların,
Başka türlüsü eksik kalırdı.
Sen gitmeliydin, evet
Gidiş sana yakışmalıydı,
Merhaba TANRIM,
Bu ses Sana yabancı değil.
Ne zaman sustuysam,
En çok Sen duydun beni.
Adımı bilmen yetmez,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!