Sabah 7,30 da bir otobüs durağı
Metropol İstanbulun varoşlarında
Makine sabitliği çizilmiş yüzler
Yeni bir günün izleri yoksul alınlarda
Gözlerde yarım kalmış uykunun mahmurluğu
Sefertaslarında taşınan umutlar
Bir gülümseyiş getir çok uzak diyarlardan
Değmemiş olsun ona acının parmakları
Yalanla tanışmamış bir kaç güzel kelime
Kirlenmemiş bir öpüş...
Bir çocuk saflığında sevgili bakışları.
Siz sıcak yataklarınızda,
Yatarken ben
Herkes için dert taşırım
Geceler boyu..
Ve acılar demlerim
Yoksulluk közlerinde,
Bıkınlık geldi bu eski şarkılardan,
Hani kordon boyunda,
Nazlı bir güzelden sözeden.
Yılların ötesinde kalmış bir sevdadan,
Bana küf ve naftalin kokuları taşıyan ezgilerinden.
Yeni,yepyeni bir sevdayı anlatmalı şarkılar.
Bizim acı ile ahbablığımız,
Bundan yıllar öncesine dayanır.
İlaç diye yaramıza basıldı hep tuz,
Yamak'a nispetle Haccac adil sayılır.
Diyarbakır derler bir hapishane,
Dön yüzünü güneşe günebakanlar gibi
Karanlık yol bulmasın asla umutlarına.
Rüzgarlar mırıldansın sevdiğin şarkıları,
Öpücükler kondurup kızıl dudaklarına.
Pırıl,pırıl bir dünya getireceğim sana
Yeniden hayat bulup ruhunun ırmağında.
Üzgün bir sonbaharda tanıdım seni
Hüzün damlıyordu eteklerinden
Sandım ki zerafet senle varolmuş
Asalet ayrılmaz bir parça senden
Gözlerinin acıtan mahzunluğunda
Ruhundaki fırtınaları gördüm
Gönül yarasına söz çare olmaz
Devayı melhemi dost elindendir
Mütemadi kanar bir lahza onmaz
Bülbülün figanı gül tenindendir
Arif hayran olmuş sırr-ı hilkate
Bir şiir kendini yazdırıyordu..
Belleğimle saklambaç oynayan,
Sözcüklerin tınısında..
Saat sabahın dördü..
Aylardan Şubat
Giderim buralardan
Sana kalır, görmediğim tüm düşler
Söyleyemediğim türküler,
Ve dokunamadığım umutlar.....
Giderim buralardan..
Heybemde yarım kalan kavgam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!