Ömer Çağlın Şiirleri - Şair Ömer Çağlın

Ömer Çağlın

KARA KARPUZ

Sıcak yaz akşamlarında, sokaklar toz içinde,
Çocuk sesi yankılanır sessiz derin gecede.
Taş avlularda, eskimiş evlerin gölgesinde,
Kara karpuzu beklerdi hep gönlümüz, gizlice.

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Bugün niyet ettik Çamlıdere’ye,
Nasip yazılmamış düşmek yola ben.
Hastalık mazeret, Hakdan gelene,
Yarı yolda bırakmak değildir neden.

Mamer ağbim Galip’le çıktı,

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Karaoğlan

Bir siyah masalsın gözümüzde,
Bir sessiz çığlık gibi durursun,
Köşende ot, su, bir de düş,
Kaderine boyun büküp uyursun.

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Kardeş kardeşe bu kadar kafamı tutar
En kötü gününde hep ona atar
Dünyaya küsmüşse kaderin elinden
Şaşkınlık içinde hayatı biter

Kardeşim diyerek sana gelmişim

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Kardeşlik İklimi

Bir rüzgâr eser derinden, Emre’nin adını taşır,
Yüce dağlar ardında, Ömer’e huzur taşır.
Ağabey ki dağ misali, dik ve sarsılmaz,
Kardeş ise nehir gibi, onunla coşar, durulmaz.

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Lise sıralarında başladı yolculuğumuz,
Gençliğin heyecanı, dostluğun saf huzuru,
Seninle paylaştık hayatın ilk adımlarını,
Aynı sofrada ekmeği, çayı, acıyı…

Eviniz bana yuva oldu,

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Kartalkaya'nın Yaslı Alevleri

Ne bilsin ki insan, tatil diye çıktığı yolda,
Ecel gelip çatmış, bekler bir köşede soğuk havada.
Kartalkaya'nın bağrında yandı 79 can,
Gökyüzü hüzünle baktı, yıldızlar ağlar o an.

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Kayıp Zamanlar Çağı

Ne bir kalem anlatabildi halimizi,
Ne de cümleler çözdü ahvalimizi.
Şehirler suskun, sokaklar dilsiz,
Bir gülüşe hasret kaldı yüzümüz halsiz.

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Bir kelebek olup uçabilseydim
Yaralı gönlümden kaçabilseydim
Şu yalan dünyadan bir ışık alıp
Kararmış kalbime saçabilseydim

Doktorlara sordum bilemediler

Devamını Oku
Ömer Çağlın

Kendimiz Olabilmek:
Günümüzde yaşam koşulları, ilişkiler, ve değerler üzerindeki değişimler, insanları kendi kimliklerinden uzaklaştırma eğiliminde. Herkes bir maske takıp, gerçek benliklerinden saklanarak, kendini tanımaktan ve toplum önünde özgün olmaktan çekiniyor. Halbuki hayat, maskeler ardına gizlenmek değil, cesaretle kendi olabilme sanatı. Bu süreçte, insanlar kendilerine, sevdiklerine ve hayata dair bir dizi çelişki ve zorlukla karşılaşıyor.

Gerçek değerler üzerine düşündüğümüzde, hayatın aslında hesapla değil nasiple yaşandığını görüyoruz. İnsan ne kadar çaba harcarsa harcasın, bazı şeylerin nasipten öteye gitmeyeceğini unutmamak önemli. Bir şeyi fazla kontrol etmeye çalışmak, hayatı gereksiz strese ve kısıtlamalara mahkum etmekten başka bir şey değil. Tam da bu yüzden, olayları olduğu gibi kabul etmek ve nasibimize güvenmek, yaşamı daha anlamlı ve huzurlu kılar.

Kişi kendi yolunu seçerken, kimi zaman cesaretini sınırlandıran toplum baskısıyla karşılaşır. Ne yazık ki, birçok insan, başkalarının onlar hakkında ne düşündüğünü fazlasıyla önemsiyor ve bu endişe onların özgürce kendilerini ifade etmelerini engelliyor. Oysa gerçek bir dostluk, saygının yüreklerde kök salmasıyla başlar ve zamanla sevgiyle yeşerir. Arkadaşlıklar ve dostluklar, aynı yolda yürüyen insanlar arasında oluşan bağlardır; bu yolda en önemli şey samimiyet ve birbirine karşı dürüst olmaktır.

Devamını Oku