KARA KARPUZ
Sıcak yaz akşamlarında, sokaklar toz içinde,
Çocuk sesi yankılanır sessiz derin gecede.
Taş avlularda, eskimiş evlerin gölgesinde,
Kara karpuzu beklerdi hep gönlümüz, gizlice.
Bugün niyet ettik Çamlıdere’ye,
Nasip yazılmamış düşmek yola ben.
Hastalık mazeret, Hakdan gelene,
Yarı yolda bırakmak değildir neden.
Mamer ağbim Galip’le çıktı,
Karaoğlan
Bir siyah masalsın gözümüzde,
Bir sessiz çığlık gibi durursun,
Köşende ot, su, bir de düş,
Kaderine boyun büküp uyursun.
Kardeş kardeşe bu kadar kafamı tutar
En kötü gününde hep ona atar
Dünyaya küsmüşse kaderin elinden
Şaşkınlık içinde hayatı biter
Kardeşim diyerek sana gelmişim
Kardeşlik İklimi
Bir rüzgâr eser derinden, Emre’nin adını taşır,
Yüce dağlar ardında, Ömer’e huzur taşır.
Ağabey ki dağ misali, dik ve sarsılmaz,
Kardeş ise nehir gibi, onunla coşar, durulmaz.
Lise sıralarında başladı yolculuğumuz,
Gençliğin heyecanı, dostluğun saf huzuru,
Seninle paylaştık hayatın ilk adımlarını,
Aynı sofrada ekmeği, çayı, acıyı…
Eviniz bana yuva oldu,
Kartalkaya'nın Yaslı Alevleri
Ne bilsin ki insan, tatil diye çıktığı yolda,
Ecel gelip çatmış, bekler bir köşede soğuk havada.
Kartalkaya'nın bağrında yandı 79 can,
Gökyüzü hüzünle baktı, yıldızlar ağlar o an.
Kayıp Zamanlar Çağı
Ne bir kalem anlatabildi halimizi,
Ne de cümleler çözdü ahvalimizi.
Şehirler suskun, sokaklar dilsiz,
Bir gülüşe hasret kaldı yüzümüz halsiz.
Bir kelebek olup uçabilseydim
Yaralı gönlümden kaçabilseydim
Şu yalan dünyadan bir ışık alıp
Kararmış kalbime saçabilseydim
Doktorlara sordum bilemediler
Kendimiz Olabilmek:
Günümüzde yaşam koşulları, ilişkiler, ve değerler üzerindeki değişimler, insanları kendi kimliklerinden uzaklaştırma eğiliminde. Herkes bir maske takıp, gerçek benliklerinden saklanarak, kendini tanımaktan ve toplum önünde özgün olmaktan çekiniyor. Halbuki hayat, maskeler ardına gizlenmek değil, cesaretle kendi olabilme sanatı. Bu süreçte, insanlar kendilerine, sevdiklerine ve hayata dair bir dizi çelişki ve zorlukla karşılaşıyor.
Gerçek değerler üzerine düşündüğümüzde, hayatın aslında hesapla değil nasiple yaşandığını görüyoruz. İnsan ne kadar çaba harcarsa harcasın, bazı şeylerin nasipten öteye gitmeyeceğini unutmamak önemli. Bir şeyi fazla kontrol etmeye çalışmak, hayatı gereksiz strese ve kısıtlamalara mahkum etmekten başka bir şey değil. Tam da bu yüzden, olayları olduğu gibi kabul etmek ve nasibimize güvenmek, yaşamı daha anlamlı ve huzurlu kılar.
Kişi kendi yolunu seçerken, kimi zaman cesaretini sınırlandıran toplum baskısıyla karşılaşır. Ne yazık ki, birçok insan, başkalarının onlar hakkında ne düşündüğünü fazlasıyla önemsiyor ve bu endişe onların özgürce kendilerini ifade etmelerini engelliyor. Oysa gerçek bir dostluk, saygının yüreklerde kök salmasıyla başlar ve zamanla sevgiyle yeşerir. Arkadaşlıklar ve dostluklar, aynı yolda yürüyen insanlar arasında oluşan bağlardır; bu yolda en önemli şey samimiyet ve birbirine karşı dürüst olmaktır.




-
Ay Işığı
Tüm Yorumlarelinize yüreğinize kaleminize sağlık.