FERHAT HOCAM’A
Bugün bir sevince açtı kapılar,
Bir tır dolusu karpuzla dualar.
Yürekleri mest etti bu adımlar,
Helal olsun Ferhat Hoca’m size.
Ben bir garip aşığım durmadan gezerim
Tüm dertli çilelilere beste düzerim
Ne olur dostlarım beni anlayın
Bir gün olur size de şiir yazarım
Bu garip aşığın halinden kimse anlamaz
GAZZE ÖZGÜR OLACAK
Bir ebabil olsam
Rüzgar kanatlarimda
Uçsam gelsem sana ey Gazze
Şehit topraklarında yetişmiş
Geceleri uyku girmez gözüme
Artık kimse gitmez oldu benim sözüme
Kurumuş bir ağaç gibiyim sanki
Kimse bakmaz oldu garip yüzüme
Boynu bükük kaldım kimsesiz burada
Geçen Zaman Değil, Ömür
Geçen zaman değil, ömürdür can,
Sanma ki öyle basit bir yalan.
Her günümüz birer parça azalır,
Farkına varmazsın, ömür geçer her an.
Namus sözü verip yapmazsa
Gerçek bir dost için kendin ateşe atmazsa
Kötü günde sana avuç açmazsa
O dost gerçek dost değildir arkadaş
Arkadaşım diye görüp sana gelmezse
1 Şubat 1944 Büyük Gerede Depremi: Bir Felaketten Alınması Gereken Dersler
Giriş:
1 Şubat 1944 tarihinde, saat 17:22'de Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan Gerede ve çevresini derinden sarsan büyük bir deprem meydana geldi. Bu deprem, 7.2 büyüklüğünde olup Türkiye tarihinin en yıkıcı depremlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Sarsıntılar, sadece fiziksel yapıları değil, aynı zamanda insanların zihinlerinde ve yüreklerinde de derin izler bıraktı. Gerede, o gün yerle bir olmuş; evler, camiler, okullar, köprüler yıkılmış, halkın canı, malı ve umudu enkaz altında kalmıştı. O dönemde yaşanan acılar, insanlara deprem gerçeğini ve bu acı gerçekle nasıl başa çıkmamız gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
GEREDE (Sino. Krateia, Klaviopolis)
Bolu'nun Gerede kazasının merkezi olan 4380/1955 nüfuslu bir kasabadır.
Gerede, Asar Kalesi Esentepe (Eren) ve Kavacık Tepelerinin Eteğinde kurulmuştur.
Gerede dalgalı bir düzlüğün kuzey kenarında ve bu dalgalı düzlüğe nazır, güneye müteveccih bir yamaçtadır.
Kasabanın 10 Km. doğusunda iki küçük göl bulunmakta olup, kuzeyini çevreliyen dağlar çam ve köknar ormanları ile kaplıdır.
Gerede eski tarihlerde İstanbul'dan İran'a giden büyük yolun üzerinde bulunuyordu. Bolu'nun doğusunda ve İstanbul – Bolu - Ankara arasındaki devlet yolunun 35 No.lu kısmı kenarında, Bolu'ya 39 Km mesafededir.
Bir nefes alırsın köyde, huzur dolar içine,
Yeşil örtü, serin sular, derman olur her biçime.
Aşağıovacık, uzak bir diyar gibi saklı,
Yaylasında umut, ormanlarında sır saklı.
Bir tarih yatar köy camisinde, Abdülhamit’in izinde,
Yeşil doku, serin hava, huzurun adresidir,
Aşağıovacık köyü, gönüllerin bahçesidir.
Yaylasında mantarlar, ormanların hazinesi,
Toplanır dost, yabancı, her birinin sevgilisi.
Ramazan’da serin olur, oruçlar tutulur rahat,




-
Ay Işığı
Tüm Yorumlarelinize yüreğinize kaleminize sağlık.