Perişanlık saltanatımda ah u zarıma iştirak etmedi ruhu kalbin
Dumansız siman yangınlarında küllenip tebessüm düşlerinde filizleniyorum...
İhlal edilmiş sevmelerin gül solgunluğunda ucu yanık kelimelerin ar’af kapısı
Gönül katlimin fermanıdır dudak kıvrımlarında birikmiş hüzün
Vakit kıyamdan bir diriliş öncesi sevdan
Elem çekip deli gönül gam yeme
Bir gün ağlamanın gülmesi vardır
Aduvve intikam kalır mı deme
Herkesin ettiğini bulması vardır…
Aşık Ömer…
Dimağı yerle yeksan eden sancılar kangren
Gönlüm vadi güzergâhı hasretin dağları…
Hadi gülümse
Mevsim gül yarası
Gönülde hasret
Boyunda hançer…
Sükûn umutsuzluğu ruhumuzda yankı
Bakışlarımız kırgında ar’af katre
Hicr vakti d'okundu gönlümüz satıhlarına yara
Heyhat sancılar karıldıkça sükut avazlarımıza
Darıldı toprak yağmura
Yıldırım durağında ismini kardıkça bulutlara
Hicran yarası güller yamalandı sabrıma...
Kırmızı rengine üşümüş güllerin yakarışları
Yanaklarının al iklimine tutsak…
Bahar sonrası yüreğime astığın keder tomurcuk verdi
Zevale düşüren sevmelerin ar’af ve muallak
Haykırışlar zulasında kalp sağır eden ismin sır
"Tutuklu günlerim düşüyor yüzümden
Yüreğin hazan mevsimidir yüreğimin"…
Sıyrılmıyor karakışlardan sensiz baharlar
Tabiatım zemheri rutininde donuk hisler durağı
Feragat etmiyor yek lahza hüznün
Büründükçe ay gülüşlerin yakamozuna
Hüznün su-i-zanlarından yarıldı bakışlarım...
Gamzelerinde debelenir iken sürur fırtınaları
Desen desen ters düz edildi ümitlerim
Biriktikçe tebessüm kıyılarına gam bekleyişlerim
Yek kıvılcım ile cenneti ateşe vermek
Veyahut yek katre ile cehennemi söndürmek olsa gerek Aşk...
Oya oya söker iken yüreğimi begonvil hasretin
Düşler rıhtımında med u cezirler çizer sıklaşan ormanlar
İki çift iskarpin sesi ile bölündükçe uykularım
Sararmış yaprak kartpostalları gülüşlerin solgunluğu
Umutları tüketen mevsim hasretliğimize cemre…
Sökülünce aydınlıktan gece
Efil efil toplandı hüzün
Azığı bittikçe sürurumun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!