Korkusuzlar donarak ölüyorlar, korkaklar birbirlerine sarılarak ısınırken buralarda.
Gruplar halinde sevişiyorlar, şu büyük ve zârûrî ihtiyacı giderircesine.
Korkusuzlar üfleye üfleye ısıtamazken bir türlü, o buz tutmuş nasırlı ellerini.
Korkaklar öksüre öksüre yayıyorlar etrafa saydam, irin irin, o balçıklı döllerini.
Şükrüyle avunuyor şükredenler,
Yokluğunu serpiştiriyor herbiride yokluktan toprağa.
Kimliğiyle övünenler göremiyorlar o kimliklerdeki görünmez mürekkeple yazılanı.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta