Ölmeden önce ölmek, sahip olunan mevcut bilincin ölüp, yeni bir bilinç mertebesi ile yola devam etme halidir..Bu hali yaşayan insan, bildiği herşeyi unutur..Kuyuya düşmüş..etrafı duvarlarla çevrilmiş gibi olur..kişi öldüğünde ne yapılır...Bir kuyuya konulur..Üstü toprakla örtülür..Kişi orada kendisi ve vicdanı ile baş başa kalır... Sorgu sual başlar..hesaplaşma başlar...işte kişinin bu hali yusufun kuyuya düşmüş hali gibidir...İnsan o haldeyken..yani kuyudayken kendisini hesaba çekip, günahları ile yüzleşip, acizliğini anlayıp, benlik duygusundan (bedeninden) kurtulursa,... Allah, yusufa gönderdiği gibi,o kişiyede bir kervan gönderir..Ve o kişiyi bulunduğu kuyudan çıkarır. ..Artık bu saatten sonra, yusufu saraya sultan olarak götüren süreç başlar..Bu sürecin adı, nefsi mutmainne sürecidir..Kişi bu süreçte, Allaha tam tevekkül eder..Onun tarafından her an her saniye görüldüğünü bilir...Allahın her an kendisi ile birlikte olduğunu bilir ..Ve Züleyhanın.. yani nefsin "Hey telek" "gel buraya" çağrısına,
-"Gelemem...Rabbim her an beni görmekte" cevabını verir..Ve bu sebepten dolayı zindana atıldığında dahi bu halinden razı olursa, kişi yine bir bilinçten ölüp, bir başka bilince...Yani nefsi raziye boyutuna doğar...Doğumlar bu şekilde süreeeer gider...Taaki nefsi kamileye varıncaya dek...Her bilinç mertebesinde, kişi bir önceki mertebede sahip olduğu bilgileri ve inançları unutur...Kendisine yeni bir şeyler fısıldanır...Ne demiş mevlana;
Her gün bir yerden göçmek ne iyi..
Her gün bir yere konmak ne güzel..
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş...
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait…
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 00:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!