Ağzından dökülen tatlı sözlere,
Mestane bakışlı mahzun gözlere,
Bakmaya kıyılmaz masum yüzlere;
Aşk ile kokmayan gül olmaz olsun.
Hasretin rüzgârı esti serime,
Ayrılık kor olup indi derime.
Senin yokluğunda kendi yerime,
Başka can taşıyan sal olmaz olsun.
Yüzüme gülerken sırtımdan vurdun,
Gönül sarayımı yıktın, savurdun.
Mademki sonunda el gibi durdun,
Adımı zikreden dil olmaz olsun.
Verilen sözlerin hepsi yalanmış,
Meğer dil muhabbetle oyalanmış.
Yüreğim boşuna nâra dayanmış;
Hicranı süsleyen bal olmaz olsun.
Karanlık gecenin ardı sabahtır;
Sabret ey dertli can, sonu felahtır.
Madem tevekkülün yolu ıslahtır,
Güneşi saklayan il olmaz olsun.
Çiçekler açacak elbet baharda,
Bırakma sen beni gamda ve darda.
Eğer gözüm varsa başka bir kârda,
Dünya malı tutan el olmaz olsun.
Dertli gönlüm der ki: Doldu mu çile?
Düşürdün ismimi dertli bir dile.
Vuslatı görmeden dönersem küle,
Kabrimi kaplayan çöl olmaz olsun.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 19:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!