Penceresi bozulmuş bir evin sabahında uyandım hep,
Hiç hayal kurmadım bu yaşıma kadar, hep günlük yaşadım.
Sanki bir yolcuydum şu kainatın pençesine düşmüş,
Ne olurdu olmasaydı sonumuz böyle.
Hazin bir türkünün nakaratı adımız olmasaydı,
Gözümüz sabaha uyandığında, mutluluk nedir bilseydik,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta