Hoş geldin sevgilim... Yoruldun mu?
Geç otur; bak, kahven tam sevdiğin gibi, dumanı üstünde. Evet, evet; sade ve şekersiz. Evet, parmağımı batırdım.
Ben mi? Ben de yoruldum. İnsanlar... Yoruyorlar artık beni. Sıkıldım, onlardan uzaklaşmak istiyorum. Yok, takmıyorum merak etme;
Anlatamıyorum bu kör insanlara, anlamıyorlar!
'Gittiler' diyorlar, 'Yoklar artık, toprağın altında ikisi de...' Kahkahalar atıyorum arkalarından, ne kadar da aptallar! İşte buradasın, tam karşımdasın, gülümsüyorsun yine. Beşiğe bakıyorum; bebeğimizin minicik elleri kıpır kıpır... Sadece senin kokunu arıyor, ağlaması bu yüzden, biliyorum. Karnını doyurdum, altını değiştirdim, gazını çıkardım...
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta