Üzüntüden güneşi kararttığın oldu mu hiç elkızı,
Ayı batırdığın, yıldızları darmadağın ettiğin,
Köprüleri yıktığın, suları yatağından taşırdığın,
Akşam rüzgarlarına yüzünü, sırtını döndüğün,
Ormanları kaldırıp kaldırıp denizlere vurduğun,
Yolları iplik iplik yumaklara sardığın,
Yağmur yağmur ağladığın oldu mu tenhalarda, bir başına,
Başını çevirip çevirip çevrene çaresiz bakındığın,
Zerrelerine kadar toprağa dağıldığın oldu mu,
Tipi önündeki kar gibi savrulduğun öteye-beriye,
Günlük-güneşlik yaz gününde yolların düştü mü hiç
Zemheriye?
Darmadağın olmuşum senden ayrıldım ayrılalı,
Paramparça olmuşum çarkları arasında karasevdanın,
Kalmış her parçam bir alıcıkuşun pençesinde,
Hayır-mayır kalmamış ruhumdan, bedenimden,
Canım pervazlanır durur kuş gibi başımın üzerinde,
Varlığım kırılıp atılacak bir oyuncak olmuş
Ellerinde.
Güneşim bir eski şamdanda eriyen mum misali,
Ayım rüzgarsız bulutlara tutsak,
Yıldızlarım boşluğa dağılmış tesbih taneleri,
Sularım secdeye kapanmış tıkalı köprüler dibinde,
İsyanlar içindeyim tersine esip giden rüzgarlara,
Kaldırıp kaldırıp denizleri vuruyorum duvarlara,
Bir ayrı tenhalarda gözyaşlarımın her bir damlası,
Bu sevda karasevdadan sevda
Kahrolası.
(ELKIZI ELLERKIZI isimli Serbest Şiirler 'inden >37-38/100)
İsmet BarlıoğluKayıt Tarihi : 23.3.2005 00:04:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!