Beni sarsan şey olayların büyüklüğü değildir. Dağların yerinden oynaması, şehirlerin yıkılması, servetlerin bir gecede el değiştirmesi ya da insanların hayatlarını değiştiren büyük kırılmalar yaşaması tek başına beni şaşırtmaz. Çünkü büyüklük, varlığını içinde bulunduğu dünyanın kurallarından alır. Büyük olan da mümkündür, küçük olan da. Gök gürültüsü ne kadar doğalsa, fırtına da o kadar doğaldır. İnsan doğar, yaşar ve ölür; medeniyetler yükselir ve çöker. Bunların hiçbiri bana evrenin düzenine aykırı görünmez.
Asıl şaşkınlık, ihtimalin sınırlarında saklıdır.
Milyonlarca olasılığın arasından birinin gelip tam önümde belirmesi, beni olayın kendisinden çok daha fazla etkiler. Çünkü büyüklük gözle ölçülür fakat düşük ihtimal akılla hissedilir. Bir insanın ölmesi hayatın kaçınılmaz gerçeğidir fakat yıllardır hiç karşılaşmadığın birinin, hiç beklemediğin bir yerde ve hiç beklemediğin bir anda karşına çıkması, işte bu zihni duraksatan şeydir. O karşılaşmanın ağırlığı, olayın kendisinden değil, gerçekleşme ihtimalinin ne kadar küçük olduğundan gelir.
Belki gökyüzü yarılsa bile şaşırmam. Çünkü göğü yarabilecek bir kudretin varlığına inanıyorsam, bunun gerçekleşmesi ihtimal dışı değildir. Belki yer yarılır, bir felaket yaşanır, beklenmedik olaylar olur; bunlar olağan akışın dışında görünseler de varoluşun sınırları içerisindedir. İnsan aklı, mümkün olanı bir şekilde kabul eder fakat bazen öyle anlar gelir ki, yaşanan şey mantıken mümkündür ama olasılık bakımından neredeyse yok hükmündedir. İşte o zaman insan, olayın büyüklüğüne değil, kaderin attığı o ince ve şaşırtıcı düğüme hayret eder.
Yetmiyor sevda sözleri yaralanmış ömrüme
Sığınaklar aramak kederli şarkılarda
Biraz daha yitip gitmek yıpranan dostluklarda
Yaralayan sözler sözler gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta