Ben hiç iyi bir insan olamadım.
Hayatım boyunca nereye dokunsam orada bir kırık bıraktığımı düşündüm. Sanki avuçlarımda görünmeyen bir yangın vardı da, sevdiğim her şeyi istemeden yakıyordum. Kimi zaman bir insanın kalbini, kimi zaman kendi umutlarımı, kimi zaman da geleceğe dair kurduğum o küçücük hayalleri...
İnsan kendini en çok geceleri yargılıyor biliyor musun?
Herkes uyuduğunda, sesler sustuğunda, karanlık odanın içinde sadece kendi vicdanınla baş başa kalıyorsun. İşte o zaman geçmiş, tek tek kapını çalıyor. Söylediğin sözler, söyleyemediklerin, yarım bıraktığın insanlar, yetişemediğin sevgiler... Hepsi birer hayalet gibi karşına dikiliyor.
Ben de yıllardır aynı mahkemenin sanığıyım. Kendimi affedemediğim o kadar çok şey var ki... Bazen aynaya bakıyorum ve karşımdaki insanı tanıyamıyorum.
Derlerdi ki herkesin içinde biraz olsun sevilecek bir yanı vardır. Ben kendi içimde o yanı bulamadım. Belki de bu yüzden hiçbir yere ait hissedemedim.
Kalabalıkların içinde yürüdüm ama hep yalnızdım. İnsanların arasında oturdum ama içimdeki sessizlik hiç dinmedi.
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler
Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta