Merhaba okyanus,
Emanetim geldi mi nehirlerin büyülü kelimeleriyle
Kollarını açıp sımsıcak sarıldın mı
Nazlı rüzgarlara anlattın mı
Nehrin yatağından gelen bu emaneti
Yoksa hala saklar mısın
Örselenmiş kanatlı martıları..
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Yakıştıramaz insan sevdiğine küçük isimleri, sıfatları. Sevilen dağdır, sırtını dayayacağın. Okyanustur içinde kaybolsan da şikayet etmeyeceğin. Bazen bir çağlayandır, şelaledir deli dolu. Güzeldir öylesine güvenmek, öyle sevmek.
Gönül ıssızlıklarının kuytularından sızan bir şiir. Nefisti. Kutladım içtenlikle canım...Sevgimle...
Şiirin başlığı bana Talat ER’in kürdi/düyek formunda bestelediği, güftesi Nadide GÜRPINAR’ın o ünlü şarkısını anımsattı ilkin.
Varsıl bir şiirdi.Mehmet EROĞLU ,Kusma Kulûbü’nün bir yerinde ‘’Zenginlik ,bir gezegenin üstündeki en tehlikeli hastalıktır.,mutlaka yok edilmelidir.’’ Der.
Bu savlayışı bu şiir için düşünmek doğru değil.
Her bloğun ilk tümcesinde şiire bütünleyen bir alt başlık var ve odaktaki konunun iklimine uygun duygusal katkı sunuyor.
Bir akarsu gibi kıvrıla kıvrıla akıp giden bu şiirinden dolayı Değerli Zeynep Nilgün’ü kutluyorum.
Nicelerine.Erdemle.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta