Merhaba okyanus,
Emanetim geldi mi nehirlerin büyülü kelimeleriyle
Kollarını açıp sımsıcak sarıldın mı
Nazlı rüzgarlara anlattın mı
Nehrin yatağından gelen bu emaneti
Yoksa hala saklar mısın
Örselenmiş kanatlı martıları..
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Yakıştıramaz insan sevdiğine küçük isimleri, sıfatları. Sevilen dağdır, sırtını dayayacağın. Okyanustur içinde kaybolsan da şikayet etmeyeceğin. Bazen bir çağlayandır, şelaledir deli dolu. Güzeldir öylesine güvenmek, öyle sevmek.
Gönül ıssızlıklarının kuytularından sızan bir şiir. Nefisti. Kutladım içtenlikle canım...Sevgimle...
Şiirin başlığı bana Talat ER’in kürdi/düyek formunda bestelediği, güftesi Nadide GÜRPINAR’ın o ünlü şarkısını anımsattı ilkin.
Varsıl bir şiirdi.Mehmet EROĞLU ,Kusma Kulûbü’nün bir yerinde ‘’Zenginlik ,bir gezegenin üstündeki en tehlikeli hastalıktır.,mutlaka yok edilmelidir.’’ Der.
Bu savlayışı bu şiir için düşünmek doğru değil.
Her bloğun ilk tümcesinde şiire bütünleyen bir alt başlık var ve odaktaki konunun iklimine uygun duygusal katkı sunuyor.
Bir akarsu gibi kıvrıla kıvrıla akıp giden bu şiirinden dolayı Değerli Zeynep Nilgün’ü kutluyorum.
Nicelerine.Erdemle.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta